HİNT GÜZELLİĞİNİN SIRRI



Hintli kadınların çoğu, günlük cilt bakımlarını kendi hazırladıkları krem ya da yağlarla yapıyorlar. Belki de onların ileri yaşlara kadar pürüzsüz bir cilde sahip olmalarının altında bu sır yatıyor. Çeşitli kozmetik firmaları tarafından üretilen ve doğal bitki özlerine sahip ürünler de cildinizde doğal bir ışıltı için tercih edilebilir. Clarins, Babor, Sothys, Biotherm ve Sisley gibi kozmetik firmaları da ürünlerinde bitki özleri ve yağları kullanıyor. Sothys firması uzmanları Uzakdoğu teknikleri kullanılarak yaratılan
Doğal ürünlerle peeling
Öğütülmüş tahıllar ya da fındık ve fıstık gibi çerezler, cildinizde yumuşak bir peeling etkisi yaratıyor. Hintli kadınlar, her gün taze bakım ürünleri kullanıyorlar. Onların bakımları için ihtiyaç duydukları şey ise; bir kap dolusu cildi yatıştıran gülsuyu ve pürüzsüzleştiren tatlı bademyağı. Yüzü ılık pirinç suyuyla yıkamak, Hintli kadınların yüzyıllardır uyguladıkları bir yöntem. Pirincin içeriğindeki magnezyum, B vitamini ve bakır gibi besleyici maddeler ısıyla birlikte suya karışıyor ve cildin ışıl ışıl parlamasını sağlıyor.
Kadife yumuşaklığında bitki yağları
Bitki yağları, Hintli kadınların bakımlarında kullandıkları en temel ürünler olarak yerlerini koruyor. Hafif masaj darbeleri de, mikro sirkülasyonu uyararak yağların cilde derinlemesine nüfuz etmesini sağlıyor. Hintli kadınlar, yüz maskesinde özellikle sarı susamyağını tercih ediyorlar. Bu yağ, içeriğindeki zengin doymamış yağ asitleri sayesinde cildin yumuşamasını sağlıyor ve pürüzsüzleşmesine yardımcı oluyor. Uzmanlar, cildin derinliklerine daha kolay ulaşması için susam yağının masajdan önce ısıtılmasını tavsiye ediyor. Eğer reçine ya da çiçek kokusundan hoşlanıyorsanız, içine birkaç damla yağ ekleyebilirsiniz. Bitkilerin cilt üzerindeki etkilerine gelince... Okaliptüs canlandırıyor, sandal ağacı gevşemesini sağlıyor ve ylang-ylang da onarıyor. İsterseniz, günlük masajınızı piyasada, aktarlarda satılan ve içeriğinde bitki özleri bulunan ürünlerle de yapabilirsiniz.
SAÇLARINIZA BAKIM ŞÖLENİ
Hintliler için gür ve koyu saçlar kadınlığın tacı. Yağ masajları ve doğal şampuanlar saçlara güç ve parıltı sağlıyor.
Rahatlatan baş masajları
Aromatik Hint baş masajı olarak tanımlanan campisaj, Hindistan'da binlerce yıldır uygulanan bir yöntem. Hintli kadınlar gür ve parlak saçların sırının saç derisine yağlarla masaj yapılmasında saklı olduğuna inanıyorlar.
Uygulama, son yıllarda adını sıklıkla duyduğumuz Ayurveda felsefesinden doğmuş. Ayurveda’ya göre masajın iki önemli işlevi var; hücre ve dokunun beslenmesini sağlamak, bedeni toksinlerden arındırmak. Hintli kadınlar, saçlarını yıkadıklarında masaj yapmayı ihmal etmiyorlar. Baş bölgesine yapılan masaj kan dolaşımını hızlandırıyor ve bu sayede besleyici maddeler saç köklerine daha iyi nüfuz ediyor. Hintli kadınlar bu yağlardan sadece daha sağlıklı bir yaşam için değil, aynı zamanda daha güzel görünmek için de yararlanıyorlar. Örneğin fesleğen saç derinizin canlanmasını sağladığı gibi, saçlarınızın parlamasına da yardımcı oluyor. Siz de ışıl ışıl parıldayan saçlara sahip olmak istiyorsanız birkaç damla fesleğenyağı, ılık jojoba ve susamyağını derin bir kabın içinde karıştırın. Bir yemek kaşığı yağı saçlarınıza ve saç derinize yayın. Parmaklarınızla hafifçe masaj yaptıktan sonra saçlarınızı iyice durulayın.
Mis kokulu saçlar
Bir cam şişeyi suyla doldurun. İçine birkaç damla en sevdiğiniz aroma yağından damlatın. Suyu, kuru saçlarınızın üzerine dökün. Saçlarınızın mis gibi kokması için, Hindistanlı kadınların sıkça kullandıkları gül ya da lavantayağını öneriyoruz.
Bademle temiz bir cilt
Yumuşak bir peeling için: Derin bir kabın içinde, 2 yemek kaşığı iyice öğütülmüş bademi, birer tatlı kaşığı gülsuyu ve bademyağıyla karıştırın. Karışımı, üzerine süt ilâve ederek krem k.ı.v.a.m.ı.n.a getirin. Peelingi yüzünüze sürün ve hafif dairesel hareketlerle cildinize 1 - 2 dakika masaj yapın. Şimdi cildinizi su ya da pirinç suyuyla durulayabilirsiniz.
VÜCUDUNUZA AROMALI BAKIM
Hintli kadınlar, hem sağlıklarını hem de güzelliklerini korumak için banyo öncesinde aromalı masajların gücünden yararlanıyorlar.
Masajla baştan aşağı sağlık
Masaj, sağlıklı ve güzel bir vücut için anahtar kelime. Masajın etkisi artırmak amacıyla, tüm vücuda bolca özyağ sürülüyor. Ardından yavaş ve dairesel hareketlerle masaj yapılarak yağın tüm vücuda iyice nüfuz etmesi sağlanıyor. Hintli kadınlar, masaj sırasında baş döndüren kokusu nedeniyle çoğunlukla gülyağını tercih ediyorlar. Aroma özleriyle yapılan masaj cildin genç kalmasını sağlıyor, lenf akımını canlandırıyor ve vücutta oksijen alımını kolaylaştırıyor.
KOKULARIN ARMONİSİ
Hintli kadınlar, her yıl, ilkbaharda güneşin dönüşünü ve çiçeklerin tomurcuklanmasını düzenli olarak kutlamayı adet edinmişler. Baharatların, çiçeklerin ve reçinelerin kokuları bu mevsimde tüm kadınları adeta bir kumaş gibi sarıyor. Kadınlar, birbirinden çekici kokularıyla adeta baş döndürüyor!
Sihirli çiçek banyosu
Rahatlamaya ihtiyacınız varsa, papatya, yasemin ve sandal ağacı tam size göre. Bunun için; dörder damla yağı küvete doldurduktan sonra iyice karıştırın. Küvette dinlenirken derin nefes alarak aroma yağlarının rahatlatıcı gücünden yararlanın. Bir cam şişenin üçte birine kurutulmuş gül yapraklarını ya da tomurcuklarını doldurun. Şişeyi, jojoba yağıyla doldurun. Üzerine 10 damla gülyağı damlatın. Şişenin ağzını iyice kapayın ve üç hafta boyunca sıcak bir ortamda bekletin. Şişenin doğrudan güneş ışığı almamasına özen gösterin.
Işık geçiren bir cam şişenin içine 70 ml alkol dökün. Ardından 10’ar damla limon, gül ağacı ve portakal yağı ekleyin. Şişeyi iyice çalkaladıktan sonra 7 gün boyunca dinlendirin. Üzerine 39 ml su doldurun. İki hafta boyunca yeniden dinlenmeye bırakın.
Hint masajıyla gevşeyin
Her iki elinizin yüzük ve orta parmağını kaşlarınızın ortasına yerleştirin. Ardından sağ elinizin parmaklarıyla kaşınızın üzerinden sağ gözünüze, sol elinizle de sol gözünüze doğru masaj uygulayın. Hareketi 5 kez tekrarlayın. Sağ ve sol elinizin işaret parmaklarını burnunuzun başladığı bölgeye yerleştirin. Şimdi her iki parmağınızla, burun deliklerinizin yan bölgelerine yukarıdan aşağıya doğru masj yapın. Hareketi 5 kez tekrarlayın. Gözlerinizi yeniden kapayın, el ayalarınızı yüzünüze yerleştirin ve kulaklarınıza doğru gerin. Hareketi üç kez tekrarlayın.

Netten alıntı


Devamını okuyun...>>

KOZMATIKLER NEDEN OLUSUR?




Kozmetik ürünlerinde sık sık karşınıza çıkan 'jojoba, avakado, ayçiçeği, üzüm çekirdeği' yağlarının cildinize etkileri ve yararları..

Ölü deniz tuzu

Ölü deniz tuzları dünyadaki herhangi bir denizden elde edilen mineral oranının 9 katı konsantre mineral ihtiva eder.

Bu tuzlar magnezyum, potasyum, kalsiyum klorit, bromit,demir, manganez ve sülfür bakımından çok zengindir.

E Vitamini yağı

Cildin nem dengesini koruduğu ve çevresel faktörlerin yıpratıcı etkilerini önlediği bilimsel olarak kabul görmüştür. E vitamini yağı, doğal formda sunduğu yüksek oranda E Vitamin ile cilde ideal bir bakım sağlar.

Jojoba yağı

Cilde uyumlu kimyasal yapısı ile, yıpranmış ciltlerin beslenmesi ve nem dengesinin yeniden kurulmasında çok etkilidir.

Üzüm çekirdeği yağı

Üzüm ve üzüm çekirdeği yağında bulunan polifenoller, yani cilde kuvvetlendiren güçlü nem tutucular, cildi besliyor.

Ayçiçeği tohumu yağı

Vitamin E bakımından oldukça zengindir. Cilde kolayca nüfuz eder, nemlilik ve yumuşaklık kazandırır.

Tatlı badem yağı

Egzama ve kaşıntıların verdiği rahatsızlıkları azaltır.

Avokado yağı

A,D ,E vitaminleri açısından zengindir. Dokuların derinlerine kadar nüfuz eder. Kızarıklıklar ve egzama durumlarında yardımcı olur. Cilde yumuşaklık kazandırır.

Macadamia Yağı

Macadamia yağı, özel bir nemlendiricidir. Cilde yoğun nem verir. Macadamia fındık yağı, cildimizin sebumunda önemli bir görevi olan palmitoleic asit içerir. Yaşlandıkça cildimiz bu asidi az üretmeye başlar. Macadamia fındığı haricinde hiçbir bitki bu asidi içermemektedir

Netten alıntı


Devamını okuyun...>>

AKNE TEDAVİSİ


Ergenlik sivilcelerini gelip geçici sorunlar olarak görebiliriz ama izleri yaşam boyunca başımıza dert olur.Hafif izler zaman içinde iyileşme eğilimi gösterir.Orta şiddetli ya da derin izler ise ciddi sorunlara dönüşür.Akneler beyaz ciltlerde kırmızı,esmerlerde koyu renkte lekeler bırakır.Erkeklerin de kadınların da yüzlerini olduğundan çok daha yaşlı,yorgun,renksiz lekeli ve çökmüş gösterir.Erkekler traş olurken sıkıntı çekerler.Bütün bu sorunlara bir çare arıyorsanız, aşağıda sıraladığım yöntemlerdenyararlanabilirsiniz:
* Kimyasal peelingler,
* Klasik dermabrazyon ve mikro dermabrazyon,
* Lazer resurfacing,
* Foto IPL ve radyo frekansı gibi ışık tedavileri.
Peeling çözümleri :Sivilce izlerinin tedavisinde en fazla AHA ve TCA gibi orta derinlikte ve yüzeysel kimyasal peeling'ler kullanılır. Bu işlemler yan etkileri açısından gayet güvenlidir. Derin peeling'ler, örneğin klasik dermabrazyon, fenol gibi uygulamalar, bizim ülkemizin iklim koşullarına ve insanlarımızın cilt yapısına (çok beyaz tenli olanlar hariç) pek uygun sayılmaz. Derin peeling'ler içinde özellikle erbiyum lazer ve karboksi lazer sivilce izlerinde mükemmel sonuçlar yaratır. Bunlardan yararlanıyoruz ama öncelikle hastayı, cilt rengini ve mevsimi dikkatle seçiyoruz.
Kolajen çözümleri :Sivilce koparılırsa veya sürekli aynı yerde yeni sivilceler çıkarsa cildimizde çukurlar oluşur. Çünkü o bölgedeki kolajen dokusu kayba uğrar. Bu durumda cilt altındaki kolajen tabakasını artıran tüm tedaviler görünümü düzeltmemizi sağlar
* Photo IPL adı verilen ışık tedavisi, sivilcelerde olduğu kadar, iz, leke ve çukurların tedavisinde de kullanılır. Bu yöntem kolajeni arttırır, cildi dolgunlaştırır ve savunma sistemini aktif hale getirir.
* Son dönemde kullanımı artan Radyo frekansı (Thermage tedavisi) ciltteki kolajeni etkili şekilde arttırdığı için akne izlerinin hafiflemesine yardımcı olur.
* Mikro dermabrazyon yöntemi de kolajeni kalınlaştırır. Cilt her seansta biraz daha düzelir
* Az sayıda, küçük ve yüzeysel izleri olan bazı hastalarda, deri altı dolgu enjeksiyonları gayet iyi sonuçlar verir. Akne izleri için kullanılan tedavi yöntemleri cildin tepkisine göre seçilir veya birbiri ile kombine edilir. Çok derin izlerin tedavisinde başarı şansı yüzde 20 ile yüzde 60 arasındadır. Azimli hastalar, bu tedavilerden oldukça iyi sonuçlar alırlar.
Dr. Yasemin Fatih Amato'dan alıntıdır


Devamını okuyun...>>

ÇİL İÇİN MASKE


1:Bayır turpu rendelenerek suda on dakika pişirilir ve sıkılır.Yarım fincan limon suyu bir bardak süt ve yumurta akı ile karıştırılarak çırpılır.Pirinç unu katılarak krem kıvamına gelinceye kadar badem yağı ile karıştırılır....
2:İki avuç kadar kabukları soyulmuş badem dövülerek un haline getirilir.Badem ununa bir çorba kaşığı süzme bal ve yumurta akı çırpılmadan ilave edilerek krem halini alana kadar gülsuyu ilave edilir.Bu maske yüzdeki çilleri ve sivilceleri gidermekte etkili olur.

Netten alıntı


Devamını okuyun...>>

GÜZEL GÖZLERE SAHİP OLMAK İÇİN


Gözleriniz ne kadar güzel olursa olsun, eğer altları mosmor görünürse ya da şişerse, bu iyi görünmenizi engelleyecektir.
Gözlerinizin güzelliğinin bozulmaması ve her daim çekici görünmesi için sizin de üzerinize düşen bir kaç görev var. Zamanın etkileri ve her gün yaptığınız makyaj, elbette göz çevrenizin deforme olmasına ve bozulmasına yol açıyor. Ama dert etmeyin, buna karşı koymak için sizin de silahlarınız var!

Kırışıklıkları engellemek için:
Bir çorba kaşığı badem yağı, bir çorba kaşığı soya yağı ve bir çorba kaşığı avokado yağını karıştırın. Her gece yatmadan önce göz çevrenize yumuşak hareketlerle masaj yaparak karışımdan sürün. Sabah kalktığınızda yüzünüzü yıkayıp yumuşak bir havlu ile kurulayın.
Torbaları yok etmek için:
Bir adet patatesi halka şeklinde kesip gözlerinizin üzerine koyun ve 15-20 dakika gözlerinizi bu şekilde dinlendirin. Hem göz altlarınızdaki torbaların giderilmesinde hem de gözlerinizdeki kızarıklıkların geçmesinde yardımcı olacaktır. Ayrıca gözlerinizdeki kızarıklıklar için bir parça pamuğu şekersiz çaya batırıp gözlerinize kompres yapabilirsiniz
Şişlikler için:
Bir parça buzu gözlerinizin altında sabit tutmadan yani gezdirerek 5 dakika kadar bekletin.
Morluklar için:
Bir adet salatalığı rendeleyip buzlukta buz kalıplarının içinde dondurun. Daha sonra dondurulmuş bu salatalık küplerini gözlerinizin mor kısımlarında 5 dakika kadar gezdirin
Bunu Mutlaka Deneyin:
Bir adet patatesi rendeleyip suyunu çıkartın. Bu suya batırdığınız bir parça pamukla göz çevrenize kompres.
Netten alıntı


Devamını okuyun...>>

YAĞLARLA MUCİZEVİ TEDAVİ


'Yağ' deyip geçmeyin. Eski bir yöntem olan ama son yıllarda yoğun olarak kullanılan tedavi amaçlı aromatik yağlar; strese, cilde, saçlara ve birçok hastalığa iyi geliyor.

Aromaterapi, bitkisel aroma yağları ile terapi uygulama yöntemidir. Aromaterapi yağları, bitkilerin kök, çiçek, yaprak, vs. bölümlerinden elde edilen saf yağlardır. Görüşlerine başvurduğumuz aromaterapi uzmanı Aynur Gedik, 'araştırmalar sonucu yağların güçlü antiseptik, mikrop öldürücü, iyileştirici, hızlı hücre yenileyici etkilerinin olduğunun kanıtlandığını' belirtti.
Uçucu yağlar
Vücuda aromaterapi tekniği ile ulaştırılır. Yağ özleri bitkilerin hormonu sayılır ve bizim vücudumuzdaki hormonlara eş değer görevi üstlenir (canlandırıcı, ateşleyici, aracı). Yağ özlerinin yarattığı iyileştirici etkinin doğru elde edilmesi için yağların gerekli miktarlarda ve uygun yöntemlerle uygulanması gerekir. Cilde sürülen yağlar, derinin üzerindeki gözeneklerden vücuda girerek daha sonrada kana karışır. Böylece, aroma yağları problemli bölgedeki dengesizliğin tekrar düzene girmesi için gerekli ortamı hazırlar.
Temel yağlar
Seçilecek yağın yapısı ve tedaviye uygun olması alınacak sonucu güçlendirir. Mesela yüz bölgesinde kullanılacak yağın hafif yapıda ve vitaminli olması gerekir. Önemli olan bakım esnasında seçilecek olan yağın kişinin terapi amacına uygun nitelik taşıması.
NERELERDE KULLANILIYOR?
* Genel cilt bakımı için:
Papatya, havuç, ıtır, lavanta, limon ve kananga yağı, genel bakım için kullanılır.* Normal cilt için:
Miskadaçayı, lavanta ve kanaga en uygun yağlardır.
* Kuru cilt için:
İngiliz nanesi, miskadaçayı, biberiye, santal, gül ve palmarosa yağları oldukça faydalıdır.
* Yağlı cilt için:
Lavanta, limon, ıtır, fesleğen, sedir ve kananga yağları cildin yağ oranını dengeler..
* İlthaplı cilt için:
Papatya, ıtır, lavanta, limon ve havuç yağları ciltte ki iltahapı kurutmak için kullanılır.
* Hassas cilt için:
En uygun yağlar papatya ve lavantadır.
*Akneli cilt için:
Bergamot, ökaliptus ve palmarosa yağları en iyisidir.
* Cildi canlandırmak için:
Papatya, günlük hindistan cevizi ve biberiye yağları kullanılır.
* Kırışıklıklar için:
Rezene, limon ve palmarosa yağı ile tedavi uygulandığı zaman, oluşacak olan kırışıklıklar büyük ölçüde önlenebiliyor.
*Saç bakımı
Baş derisi kuruysa: Sedir ve biberiye yağı ile bakım yapılmalı.
* Saç dökülmesi:
Sedir, lavanta ve biberiye yağı en etkili çözüm.
* Saçta kepeklenme varsa:
Biberiye ve sedir yağı ile saça masaj yapılmalı.
Netten alıntı


Devamını okuyun...>>

EVDE BAKIM ÖNERİLERİ





Dikkatleri hep üzerinizde toplayan kişi olmak ve kalıcı güzellik için biraz çabalamanız, kendinize özen göstermeniz gerekiyor. İşte evde yapıp uygulayabileceğiniz bakım önerileri
Kolay temizleyici tonik
Bir çay bardağı suyun içine iki damla lavanta esansı damlatın. Bir süre buzdolabında soğutun. Ardından bir tutam pamukla yüzünüze sürün. Cildinizdeki canlanmayı hemen göreceksiniz
Manikürünüzü kendiniz yapın
Tırnaklarınızı ve etlerinizi yumuşatmak için ellerinizi bir süre sabunlu suda bekletin. Yumuşayan etleri, keskin bir makas yardımı ile fazla derine inmeden kesin. Eğer bu işlem size zor geliyorsa etlerinizi tırnak diplerine bir havlu yardımıyla itin
Yorgun gözleri rahatlatmak için
İki çay kaşığı küçük doğranmış salatalığı, 1 çay kaşığı süt tozu ile karıştırın. Göz çevrenize ve göz kapağınıza sürün. 10 dakika bekleyip yıkayın. Gözlerinizdeki ağırlığın uçup gittiğini hissedeceksiniz
Ojenin kolay kuruması için
Yapmanız gereken tek şey, ojeyi sürdükten sonra buzlu suda birkaç dakika bekletmek. Ne kadar çabuk kuruduğuna inanamayacaksınız. Ancak küçük bir ayrıntı var. Bu işlem ojenin tırnağınızdaki ömrünü kısaltır
Canlı bir yüz için
Yüzünüzün dinlenmiş görünmesini istiyorsanız, önce sıcak hemen ardından soğuk suyla yıkayın. Bu işlem kan dolaşımını hızlandıracağı gibi kaslarınız da harekete geçirecektir
Omuz ağrınızı hafifletin
Vücudunuza çok ince tabaka halinde vücut yağı sürün. Ardından sıcak suyla ıslattığınız havluyu tutulan bölgeye koyup duşa girin. Havlu, yağın iyice derinin içine girmesini sağlayacağından teniniz yumuşayacak ve kaslarınız gevşeyecektir
Gözaltı bakımı için
Gözaltında oluşan keseleri ve renk değişikliklerini, buzlu suya batırılan pamuk parçalarını gözünüzün üzerinde ve çevresinde gezdirerek geçici olarak ortadan kaldırabilirsiniz


Devamını okuyun...>>

DOĞAL GÜZELLİK MASKELERİ


KIRIŞIKLIKLARA KARŞI SALATA MUCİZESİ
Yarım salatalık (kabuklu) 1 yumurtanın beyazı,2 yemek kaşığı mayonez,1/2 bardak zeytinyağı
salatalığı yıkayın ama kabuklarını soymayın. Ufak ufak doğrayıp püre haline getirin. (En kolayı ince ince rendelemek.) Diğer malzemeler ile karıştırın. Sabah ve akşam yüzünüze sürerek birkaç dakika bekletin. Ilık su ve pamuk yardımıyla karışımı yüzünüzden temizleyin. En son olarakta cilt tipinize uygun nemlendiricinizi sürün.
KURU CİLTLERE MASKE
Büyük bir tencerenin yarısına kadar su koyup, ocakta ısıtın. Kaynattığınız bu suyun üzerine ufak bir madeni kap oturtun. Bu kabın içine de 1 kaşık keten tohumu unu koyup, 2-3 misli su ile karıştararak hamur haline getirin. Daha sonra bu hamuru ılık halde yüzünüze uygulayın. Göz çevreniz hariç yüzünüz ve boynunuza sürün. Cildinizde 20 dakika beklettikten sonra ılık su ile durulayın. Haftada bir kez banyodan sonra uygulayacağınız bu maske ile cildiniz daha yumuşak bir görünüm kazanacaktır.
NORMAL VE KURU CİLTLER İÇİN BESLEYİCİ ELMA MASKESİ
Kabuğu soyulan bir elma, ince ince rendelenir ve 1 yemek kaşığı dolusu krema ile iyice karıştırılır. Yüze, boyuna ve dekolteye uygulanır ve 10 dakika etkilemeye bırakıldıktan sonra ılık su ile durulanır.

YAĞLI CİLTLER İÇİN ÇÖKELEK MASKESİ
4 yemek kaşığı dolusu çökelek, 10 ml adaçayı, destile suyu, 10 ml gülsuyu, 1 kahve fincanı ılık süt mikserde iyice karıştırılır. Yüze ve boyuna uygulanarak 30 dakika etkilemeye bırakılır.
YAĞLI CİLTLER İÇİN ZENCEFİL KOMPRESİ
1 bardak zeytinyağı hafifçe ısıtılır, 1 yemek kaşığı dolusu öğütülmüş zencefil yağa iyice karıştırılır ve 1-2 saat bekletilir. Bu karışımın emdirildiği bez parçaları yüze uygulanır ve 20 dakika etkilemeye bırakılır.

KURU CİLTLER İÇİN BUĞDAY KIRMASI MASKESİ
100 gr kırılmış buğday, krem haline gelebilecek ölçüde zeytinyağı ile mikserde karıştırılır. Yüzde 15 dakika etkilemeye bırakılır.
OLGUN CİLTLER İÇİN HAVUÇ MASKESİ
1 yumurta sarısı, yarım tatlı kaşığı zeytinyağı ve bir tatlı kaşığı dolusu havuç suyu iyice karıştırılır. Yüze, boyuna ve dekolteye sürülerek, 20-30 dakika etkilemeye bırakılır.
YAĞLI CİLT İÇİN SALATALIK MASKESİ
Soyulmuş salatalıktan kesilen 5 kalın dilim mikserde püre haline getirilir, 2 tatlı kaşığı elma sirkesi ve 2 tatlı kaşığı susam yağı, 1 yumurta sarısı iyice çırpılır ve hepsi mikserde iyice karıştırılır. Yüze ve boyuna uygulanarak, 45 dakika etkilemeye bırakılır.
KURU CİLTLER İÇİN AVAKADO MASKESİ
Olgun bir avokado meyvesi kabuksuz olarak çatalla ezilir ve yarım tatlı kaşığı bal, bir tatlı kaşığı elma sirkesi ile iyice karıştırılır. Bu karışım daha sonra bir yumurta sarısı ile karıştırılır ve içine 3 yemek kaşığı dolusu zeytinyağı eklenir. Cilde 20-30 dakika uygulanması yeterli olur

OLGUN CİLTLER İÇİN YEŞİL ÇAY MASKESİ
Bir bardak su kaynatılır ve 5 dakika bekletilir. 1 yemek kaşığı dolusu yeşil çay eklenerek, 5 dakika demlendirilir, süzülür ve soğumaya bırakılır. Bu arada, 3 yemek kaşığı bademyağı ve 1 yemek kaşığı dolusu çiçek balı iyice karıştırılır. Yeşil çay bu karışıma yavaş yavaş eklenirken karıştırmaya devam edilir. Maske, yüze, boyuna ve dekolteye uygulanır ve 20 dakika etkilemeye bırakılır.


Devamını okuyun...>>

DOĞAL YOLLARLA SİYAH NOKTALARIN TEMİZLİĞİ


Öyle ki bazı kadınların ciltlerindeki kozmetik ürünler kullanmalarına rağmen geçmez.İşte size mucizevi öneri; elma sirkesi. Yarım su bardağı suya, 3 çorba kaşığı kadar elma sirkesi ekleyip iyice kaynatın. Daha sonra ateşi kısın ve başınıza bir örtü örtüp yüzünüzü buhara tutun. Bu şekilde yüzünüze 15-20 dakika buhar verin.

Daha sonra yarı yarıya sulandırılmış elma sirkesi ile yüzünüzü silin bu işlemi haftada 2 kez tekrarlayabilirsiniz. Düzenli olarak yapılan işlem sonucunda siyah lekelerin yok olduğunu ve cildinizin parladığını göreceksiniz.
Siyah noktaların giderilmesi diğer öneriler :
a)
Birer tutam kırlangıç otu, ayrık otu bir kaba konularak üzerine beş bardak su ilave edilerek kaynatılır ve bir gece dinlendirldikten sonra siyah noktaların üzerine sürülür.
b) Birer tutam nane, yabani kekik yaprağı, ıhlamur bir kaba konulup yeteri kadar su ilave edilerek kaynatılır.Soğuduktan sonra siyah noktaların üzerine sürülür.
c) Bir adet çok olgun domates ezilir ve ince bir tülbent ile süzülür.Bir tatlı kaşığı gliserin ve iki damla asilbent tentürü katılıp karıştırılarak şişeye dolduruşup kullanılmak üzere saklanır.Cildin siyah noktalı kısımlarına bol miktarda sürülür.
Kaynak : Ciltbakim.net


Devamını okuyun...>>

CİLT ÜRÜNLERİNİ EVDE HAZIRLAMAK


Filika Yayınevi'nden çıkan "Meslek Sırlarım" adlı kitapta Güzellik Uzmanı Suna Dumankaya, doğal güzellik sırları ve evde yapılabilecek bakım önerileri sunuyor. İşte kitaptan bazı formüller...
Temizleme sütü formülleri

Yüzdeki gözeneklere dolan kirleri, makyajı, cildin doğal yapısını bozmadan temizlemek gerekir. Bunun da en kolay ve ucuz yolu; evimizde hazırlayacağımız doğal malzemelerden oluşan karışımlardır. Temizleme sütünü, parmaklarınızla ve yuvarlak hareketlerle sürün.

* Salatalıklı temizleme sütü
Bir adet salatalık, 25 gr. badem yağı. Uygulama: İyice yıkanan salatalık kabukları soyulmadan rendelenir. 15 dakika kaynatılır ve süzülür. Üzerine badem yağı ilave edildikten sonra cilt silinir. (Hazırlanan karışım, kapalı bir şişede buzdolabında muhafaza edilir.)
* Sütlü temizleme kremi Malzeme:
500 gram inek sütü, 500 gram saf alkol. Uygulama: Süt kaynatılmadan saf alkolle karıştırılır ve cilt bu karışımla silinir. Karışımın lekeleri de azaltan özelliği vardır. Hazırlanan karışım, kapalı bir şişede buzdolabında muhafaza edilir.* Papatyalı temizleme sütü Malzeme:
Bir kahve fincanı yağlı süt, iki çorba kaşığı sarı papatya. Uygulama: İçine su konulan bir tencerenin üzerine başka bir tencere konur. Malzemeler üstteki tencerede karıştırılıp, kısık ateşte ısıtılır. Sütün üzerinde kaymak oluşmadan, ocaktan alınıp, iki saat dinlendirilir. Karışım süzüldükten sonra, cilt silinir. Hazırlanan karışım, kapalı bir şişede, buzdolabında bir hafta muhafaza edilir.
Tonik formülleri
Toniğin içindeki bitkiler cildin rahatlamasını sağladığından, toniklemenin ardından yapacağınız masajın etkisi de artacaktır. Hazırladığınız tonikten birkaç damla pamuğa damlatıp, silmeden tamponlayarak cildinize uygulayın. Toniklemeden sonra cildinize maden suyu püskürtün ve kağıt mendille tamponlayarak kurutun. Sonra nemlendiricinizi uygulayabilirsiniz.
* Lavantalı tonik Malzeme:
Lavanta, melisa, papatya, hatmi çiçeği, yarım fincan saf alkol, içme suyu. Uygulama: Kaynamış suyun içine birer tutam lavanta, melisa, papatya ve hatmi çiçeği atılır. 15-20 dakika demlenmesi beklenir. Demlendikten sonra temiz bir kaba süzülür. Karışıma yarım kahve fincanı saf alkol eklenir. Hazırlanan karışım, kapalı bir şişede buzdolabında muhafaza edilir.
* Papatyalı tonik Malzeme:
Bir tutam papatya, 500 gr. su. Uygulama: Papatya suda pişirilir ve buz kabına boşaltılıp, dondurulur. Her gün cilde kompres yapılır. Sıkıştırıcı özelliği vardır ve sarkmayı önler.
* Dere otlu tonik Malzeme:
Bir demet dere otu, 25 gram badem yağı, bir şişe maden suyu. Uygulama: Dere otu yıkanıp, mikserde çekilir. Bir kapak badem yağı ve maden suyu ilave edilir. Karışım buz kabına konup, dondurulur. Her gün cilde kompres yapılır. Cildiniz böylece daha sağlıklı, parlak ve canlı olacaktır.


Devamını okuyun...>>

CİLDİNİZDEKİ KİVİ TAZELİĞİ


Kivi denilince aklınıza ne gelir?Tüm meyvelerde olduğu gibi onun da içinde asitler ve birçoğundan fazla C vitamini var. Kivinin bir başka özelliği de sindiriminin çok kolay olması. Genelde yemekten hemen sonra meyve, mideyi şişirir ve yediklerimizin yağa dönüşmesini kolaylaştırır. Bu konuda istisna olan iki meyve vardır, biri çilek diğeri de
günün konusu kivi:)
Asitler cildinizi yeniler:
Meyve asitleri cildimizin yüzeyindeki ölü deri tabakasını hafifçe soyarlar. Yani "peeling" yaparlar. Böylece cildin rengi canlanır, yumuşar ve hafif lekeler, siyah noktalar azalır. Ölü deri atıldığı için cilt yenilenir, kolajen sentezi canlanır, içten dışa doğru dolgunluğu ve esnekliği artar. Meyve asitlerinde mikrop üremesi zordur. Tümünün anti bakteriyel özelliği vardır. Bu nedenle sivilcelere de çok iyi gelirler.
Vitaminler besler:
C vitamini bakımından en zengin meyvelerden biri kividir. C Vitamini ise kolajenin en iyi besinlerinden biridir. Ayrıca kivi, bir miktar B vitamini ve zengin minerallerle doludur. Örneğin kalsiyum, magnezyum ve fosfor gibi. Tümü de cildimize yararlıdır.
Kivi maskeleri:
Sizin için hazırlanması en basit olan maskelerden birkaç örnek vereceğim. Esasında harika kivi kremleri de yapılabilir ama onlar biraz daha fazla malzeme ve özen isterler. Aşağıdaki yöntemleri ise kolayca uygulayabilirsiniz. Hangisini seçerseniz seçin, ardından yüzünüzü ılık ve soğuk suyla dönüşümlü olarak çalkalayıp, yumuşak bir havluyla ovalamadan kurulayın. Sonra nemlendiricinizi sürün.
Dilimlenmiş kivi halkaları:
Fazla olgunlaşmamış bir kivinin kabuklarını bir zar gibi soyun, sonra keskin bir bıçakla, mümkün olduğu kadar ince dilimlere ayırın. Ardından rahatça uzanıp, hatta bir de müzik eşliğinde bu halkaları yüzünüze yerleştirin. Cilt tipinize bağlı olarak 5-15 dakika kadar bu şekilde dinlenin.
Kivi suyu ile kompres:
Kiviyi önce presle veya blender ile sıvı hale getirin. Sonra steril bir sargı bezini hazırladığınız kivi suyuna batırarak, yüzünüze kompres yapın. Bu işlemi 10 dakika kadar sürdürebilirsiniz. Kivi suyu + kil Kivi suyuna bir miktar kil ilave edip, temiz ve küçük bir tahta kaşıkla krem kıvamına getirin. Bu karışımı maske şeklinde yüzünüze sürün. Sırt üstü uzanıp veya koltuğa yaslanıp 10 dakika dinlenin. Bu maske özellikle yağlı ve sivilceli ciltler için çok yararlıdır.
Her cilt özeldir:
Herkesin cildinin kendine has özellikleri vardır. Örneğin vitamin ve mineralleri emebilme kapasitesi aynı değildir. Kalın ve yağlı ciltlerde emilim daha zordur ve ölü tabakalar daha fazladır. Bu nedenle daha güçlü ürünlere ihtiyaç duyarlar. Kişinin yaşı da önemlidir. Zamanla cildin emme gücü azalır. Dolayısıyla ya daha güçlü ürünler seçmek ya da kullanma sıklığını artırmak gerekir.
Kalın ve yağlı cilt:
Cildiniz kalın ve yağlı ise, kivi maskeleri sizin için idealdir. Cildinizdeki gözenekleri sıkıştırır ve yağlanmayı dengeler. Mümkünse olgunlaşmamış kivi kullanmaya çalışın. Haftada iki kere 15 dakikalık maske uygulayabilirsiniz. Eğer sivilceleriniz varsa, killi maskeyi tercih edin.
Yağlı ve ince ciltler:
Bu tip ciltler kadınlara özgüdür. Erkeklerin cildi genelde daha yağlı ve kalındır. Ne yazık ki ince ciltler kolayca sarkabilir. Kivi maskesi bu tip cilt için çok uygundur. Bol miktarda C vitamini sayesinde kolajen sentezi artar ve cilt gerilir. Haftada 2 kez 5'er dakikalık maskeler sizin için yeterlidir.
İnce ve kuru cilt:
En hassas cilt tipidir. Şevkat ve bakıma ihtiyacı çoktur. Kivinin özellikle kabuk kısmındaki C vitamini bu tip ciltlerin yenilenmesine yardımcı olur. Haftada iki kez uygulayabilirsiniz. Cildin tahriş olmaması için maskeyi 5 dakikadan fazla tutmayın.
Normal Cilt:
Kivi maskesi bu tip ciltleri daha da berraklaştırır ve rengini açar. Maske için önereceğim sıklık ve süre, haftada 2 kez, 10 dakikadır. Kivi maskesini uygularken... Kivi maskesini uygulamadan önce cildinizi temizlemeyi ihmal etmeyin. Mümkünse banyodan sonra yapın. Özellikle 25 yaşından sonra kivinin çok yararını görürsünüz. Malum bu yaştan itibaren cildin kendi kendini yenileme hızı azalmaya başlar. Kivi maskeleri ile hücreler yenilenir, gözenekler açılır, cildin rengi ve dolgunluğu gelişir, lekeleri hafifler, siyah noktalarla sivilceler azalır.

Kaynak :http://www.anneminmutfagi.biz/yeni/


Devamını okuyun...>>

Kırışık ve sarkmalara 'Güzellik Yogası'yla elveda


Kırışıklıklarınızdan kurtulmak, cildinizdeki sarkmalara veda etmek istiyor musunuz? O halde 'Güzellik Yogası' tam size göre... Cerrahi yöntemlere başvurmadan, hiç acı çekmeden, bu basit yöntemle gençleşebilirsiniz. Siddashram Yoga Merkezi uzmanlarından Lourdes Çabuk, kendi geliştirdiği teknikle cildi eski tazeliğine kavuşturuyor.

Günümüz toplumlarında fiziksel görünümün ne kadar önemli olduğu inkar edilemez bir gerçek. Gerek kadınlar gerekse erkekler, daha genç ve bakımlı görünebilmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Kimileri güzellik merkezlerinden çıkmıyor kimileri de spor salonlarından... Ancak insanların çoğunun ihmal ettiği bir bölge var; o da yüzleri... Klasik yoganın içinde bir bölüm olan ve tüm dünya ile birlikte Türkiye'de de ilk kez Siddashram Yoga Merkezi'nin uzmanlarından Lourdes Çabuk tarafından uygulanan 'Güzellik Yogası', hem içerden hem de dışardan yapılan çalışmalarla cildinizi ve yüzünüzü daha genç, sağlıklı ve güzel kılmayı hedefliyor. Doğru beslenme, nefes çalışmaları ve yüze yönelik egzersiz hareketleri birleşince ortaya neşter altına yatmadan da güzelleşilebileceği gerçeği çıkıyor. Yüzün sarkmasını ve kırışmasını önlemek, geciktirmek ya da var olan yüz kusurlarını gidermek için yapılan güzellik yogasının, yaratıcısı olan Lourdes Çabuk ile bu yöntemi konuştuk
* Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Filipinler doğumluyum. Aslında tıp fakültesi mezunu bir laborantım. 24 yaşımdan beri yoga ile ilgileniyorum. Gençlik yıllarımda yoga ve kristal taşlarla tedavi dersleri almaya başladım. Bu kurslar sırasında birtakım hareketleri bilinçsizce, kendiliğinden yapıyordum. Bu durum, bende bir önceki hayatımda yogi olduğum fikrini oluşturdu. Klasik yogaya yönelik çalışmalarımı yoğunlaştırarak eğitmen sertifikası aldım.
* 'Güzellik Yogası' konsepti nasıl ortaya çıktı?
Son çocuğumu doğurduktan sonra aşırı derecede kilo aldım. Özellikle gıdığım çok fazla sarktı. Tıp Fakültesi'nde aldığım anatomi derslerininin de yardımıyla gevşek olan kaslarımı gergin hale getirmenin yollarını aramaya başladım. Kendi kendime keşfettiğim hareketlerle yalnızca 1 haftada çene bölgemde bir toparlanma sağladım.
*Yani tamamen deneme yoluyla bazı hareketler keşfettiniz...
Evet. Kendi deneyim ve bilgilerimle birtakım hareketler keşfettim ve bunları yüz yogası başlığı altında topladım. Ailemden öğrendiğim doğal yöntemler ile kitaplardan okuduğum egzersizleri ve kendi deneyimlerimi harmanladım.
HER YÜZE AYRI DİZAYN
* Bu yöntem dünyanın başka yerlerinde de var mı?
Yüz egzersizleri konusunda yazılmış Rusça ve Fransızca kitaplar var. Ancak dediğim gibi ben birçok hareketi kendi yüzümde deneyerek keşfettim. Adeta bir terzi gibi yüze uygun dizaynlar yapıyorum. Bu uygulama Türkiye'de bir ilk. Dünyada yoganın içinde bu kadar kapsamlı bir çalışma yapan yok.
* Güzellik Yogası yalnızca yüz hareketlerinden mi ibaret?
Güzellik Yogası nefes, doğru beslenme ve doğru egzersizi kapsar. Öncelikle diyaframdan nefes almayı öğrenmemiz lazım ki yüzümüz oksijen alabilsin. Doğru ezgersizden kastım ise yüz hareketleri, sağlık hareketleri ve estetik hareketler... Bunlar arasında en önemli olan sağlık hareketleridir. Bunlar omurgaya ve bağırsaklara yönelik hareketler. Estetik hareketler ise kalçanın ya da göğüslerin sarkmaması, belin incelmesi için verdiğim hareketlerden oluşuyor.
DOĞRU BESLENME ŞART
Nasıl doğru beslenebiliriz?
Su içmek çok önemli. Ama günde 5 litre su içmek yanlış çünkü böbrek zorlanıyor. Benim tavsiyem şu; birgün çok yemek yediyseniz, ertesi gün sebze ve meyve yiyerek vücudunuzu arındırın. Bu sayede cildinizi de toksinlerden temizlemiş olursunuz.
* Güzellik Yogası'na başlayan öğrenciler nasıl bir sürece tabi tutuluyor? Öncelikle öğrencilere bir form doldurtup, yaşlarını ve geçirdikleri hastalıkları öğreniyorum. Ardından öğrencinin bir resmini çekiyorum ve yüzündeki sorunlu bölgeleri belirliyorum. Herkes için verdiğim birtakım genel hareketler var. Herkese yüzünün ihtiyaçlarına uygun bir egzersiz programı veriyorum.
* Öğrenciler bu hareketleri evde uygularken yüzlerinin dokusuna zarar verebilirler mi?
Hayır çünkü onları sürekli kontrol altında tutuyorum. Zaten dersler bittikten 6 ay sonra ücretsiz bir kontrol var.
* Dersler ne kadar sürüyor?
Toplam 4 seans yani 8 saat sürüyor. Sınıflar herkezle birebir ilgilenebilmem için en fazla 8 kişiden oluşuyor. Öğrenciler ders başına 375 YTL ödüyor.
* İyileşme ne kadar zamanda gerçekleşiyor?
Bu süre kişiye göre değişiyor. Metobolizması hızlı ve düzenli çalışan insanların ciltlerinde yalnızca 3 haftada gözle görülür bir değişiklik oluşuyor. Metobolizması ağır çalışanlarda ise bu süre uzuyor.
Kaynak:Sabah Gazetesi


Devamını okuyun...>>

ÜNLÜ GÜZELLERİN SIRRI DOĞADA SAKLI


Madonna, yüzünü çilek ve süt ile koruyor... Victoria Beckham ise deniz yosunundan vazgeçmiyor. Biri müzik tarihinin gelmiş geçmiş en büyük sesi Madonna, diğeri de ünlü futbolcu David Beckham'ın kendisi kadar medyatik güzel eşi Victoria... İşte dünyaca ünlü bu iki ismin güzellik sırları... 31 yaşındaki 3 çocuk annesi Victoria Beckham, vücuduna adeta tapıyor. Bu nedenle kendisine özel bakım uyguluyor. Ancak bu bakım sandığınız gibi pahalı değil. Victoria Beckham, kesinlikle kırmızı et yemiyor. Balık ve buharda pişmiş sebze yemeye yönelik bir beslenme alışkanlığı edinen Victoria Beckham, bunun yanısıra bol bol spor yapıyor.
BALLI MASKE SÜRÜYOR
Victoria'nın güzel cildinin sırrı ise bal ve yoğurt. Bir yemek kaşığı yoğurt ve bir yemek kaşığı bal ile bir karışım hazırlayan Victoria, bu maskeyi sabahları yüzüne sürüyor. Ünlü güzelin diğer bir sırrı ise yosun. Victoria, yüzü için ise deniz yosunları esanslı krem kullanıyor. Her gün E vitamini alıyor ve yarım saat yürüyor Bu kadının 46 yaşında olduğuna kim inanır! Hala genç kız gibi görünen Madonna, formunu doğal ürünlerle beslenmesine borçlu. Aynı zamanda yoga yapan seksi yıldız, mutlaka her gün E vitamini alıyor ve bu vitamini içeren yiyecekleri tüketmeye özen gösteriyor. Ünlü şarkıcı ayrıca her sabah cildine, süt ve çilek ile hazırladığı maskeyi sürüyor. Bu arada Madonna formda kalmak için de hergün mutlaka yarım saat yürüyüş yapıyor.
Kaynak :http://www.anneminmutfagi.biz/yeni/


Devamını okuyun...>>

KAKAO YAĞI İLE SELÜLİTLERDEN KURTULUN


SELÜLİT bir dert... Özellikle modern çağın kadını, selülit yüzünden büyük sıkıntı çekiyor. Ne kadar doğal beslenilirse beslenilsin modern kadında mutlaka selülit çıkıyor. Bunun nedeni hiç kuşkusuz hareketsizlik. Bilim dünyası tarafından geliştirilen kremler ve ilaçlar da selülite çözüm olmuyor. Peki muhteşem bacaklar için ne yapmalı? Fransa'da yapılan bir araştırmada, kakao yağının kadınların bacaklarını muhteşem yaptığı ortaya çıktı. Fransız bilimadamlarına göre ise, vücudu haftada 1 kez kakao yağı ile ovmak cildin sıkılaşmasına ve selülitin ortadan kalkmasına yardımcı oluyor.
Kaynak:Takvim


Devamını okuyun...>>

BİTKİLERİN CİLDE FAYDALARI


BİTKİLERİN CİLDE FAYDALARI
Bal Badem: Protein, vitamin ve mineraller içerir. Cildi yoğun nemlendirir ve yumuşatır.
Biberiye: Derinden temizlik sağlar, antibakteriyel etkisi vardır. Havuç: Tüm cilt tipi için uygundur. Özellikle yüz temizliği için idealdir. Beta-Carotene, A, B, C, D, E vitamini açısından zengindir.
Kayısı: Tüm cilt tipleri için uygundur. Özellikle yüz temizliği için idealdir. Akneleri temizler. A vitamini ve mineraller içerir.
Kil: Ölü derileri temizler. Cildi canlandırır, yumuşatır. Doğal lif uygulamasıyla tavsiye edilir.
Lavanta: Hassas veya yağlı ciltler için uygundur. Akne tedavisinde kullanılır.
Menekşe: Protein, mineral ve aminoasitler içerir. Antibakteriyel etkisi vardır. Hafif mikrop kırıcıdır. Hassas ciltler dikkat etmelidir.
Papatya: Cildi yumuşatır, rahatlatır. Yüz temizliğin için ideal bir üründür. Akneleri temizler. Süt: Zengin protein içerir. Cildi yumaşatır ve besler.
Yosun: Cilde masaj etkisi vardır, selülitli bölgelere doğal lif uygulamasıyla tavsiye edilir.
Zeytinyağı: Cildi yumuşatır, genç görünmesine yardımcı olur.
Avakado: Kuru cilt tipi için uygundur. A, B, D, E vitaminlerini içerir.
Ayçiçeği yağı: Nemlendirici ve besleyicidir.
Bal: Kuru ciltler için önerilir.
Bergamot: Yağlı ciltler için iyi gelir, Hassas ciltler dikkat etmelidir.
Buğday: Yıpranmış cildi besler. E vitamini açısından zengindir. A, D vitaminleri, protein ve mineraller içerir.
Gül: Tüm cilt tipleri için uygundur. Yumuşatıcı ve rahatlatıcıdır.
Hindistancevizi: Cildi besler.
Hint yağı: Cildi besler.
Jojoba: Tüm cilt tipleri için uygundur. A vitamini açısından zengindir.
Keten yağı: Yüz bakımında parlatıcı olarak kullanılır.
Limon: Yağlı ciltler için uygundur. Hassas ciltler dikkat etmelidir.
Mısır Yağı: Yüksek miktarda E vitamini içerir.
Nane: Hassas ciltler dikkat etmelidir.
Papatya: Hassas ciltler için uygundur. Yumaşatıcı ve rahatlatıcıdır. Akne tedavisinde kullanılır.
Portakal: Kuru cildi besler, çok iyi bir cilt toniğidir. Kokusu ferahlatıcıdır.
Susam yağı: Cildi besler. E vitamini, protein, mineral ve amino asitler içerir.
Tarçın: Hassas ciltler dikkatli kullanmalıdır.
Yasemin: Kuru ciltler için uygundur.
Zencefil: Hassas ciltler dikkatli kullanmalıdır.
Hangi yağ hangi ciltlere uygun?
Kuru ve Karma

Ballı Badem, süt, havuç, kayısı, papatya, zeytinyağı, yosun, kil.
Yağlı
Biberiye, menekşe, lavanta, nane, zeytinyağı, kayısı, kil, yosun.
Hassas
Kayısı, havuç, papatya, zeytinyağı.
Genel Vücut
Zeytinyağı, kil, yosun, menekşe, biberiye, lavanta, nane, havuç, papatya, süt.

Netten alıntı


Devamını okuyun...>>

UZUN KİRPİKLER İÇİN HİNT YAĞI


Daha uzun ve gür kirpikler için eşit miktarda Hint yağı ile badem yağını küçük bir şişede karıştırın. Bu karışımı 15 gün boyunca yatmadan önce, gözlerinize kaçırmamaya özen göstererek, kulak temizleme pamuğu yardımıyla kirpiklerin kökünden ucuna doğru sürün. Kirpiklerinizin beslenerek güçlendiğini ve uzadıklarını farkedeceksiniz.
netten alıntı


Devamını okuyun...>>

SELÜLİTLER SORUN DEGIL ARTIK


Genç ya da yaşlı olması hiç farketmiyor, selülit kadınların %90’ının ortak sorunu. Peki size bu sorun için bir kaç çözüm yolu olduğunu söylersek...
Evinizde kolayca hazırlayabileceğiniz doğal yağlardan oluşan karışımlarla, selülitlerinizde gözle görülür bir azalma sağlayabilirsiniz. Bu yağlarla sadece bacaklarınıza masaj yaparak ya da sararak, evinizde kendi selülit tedavinizi kendiniz uygulayın!
Bitkisel yağ karışımları
* Yarım tatlı kaşığı zeytinyağı, yarım tatlı kaşığı susam yağı, 9 - 10 damla biberiye yağı, 12 damla kekik ve 9 damla portakal yağını karıştırıp banyodan önce selülitli bölgelere masaj yaparak iyice yedirin. Yarım saat kadar bekledikten sonra saf ipek bir kese veya normal bir kese ile selülitli bölge kızarıncaya kadar iyice keseleyin daha sonra sabunlanmadan ılık suyun altında duş alıp banyodan çıkın. Üç günde bir tekrarlayın. Selülitlerinizde gözle görülür iyileşme göreceksiniz.
*İki çorba kaşığı melisa yağı, iki çorba kaşığı adaçayı ve iki çorba kaşığı okaliptüs yağını bir kasenin içinde karıştırın. içine 10 - 15 adet dövülmüş aspirin ve 5 tane limonun suyunu katıp tekrar iyice karıştırın. Selülitli bölgenize masaj yaparak iyice yedirin ve mutfağınızda kullandığınız streç naylonla iyice sarın. Yaklaşık 1 saat bekledikten sonra vücudunuzu yıkayın.
Elma Sirkesi
1 çay bardağı derecesi % 4 - 6 olan elma sirkesi ile 1 çay bardağı elma suyunu karıştırın. İçine birkaç damla limon yağı ve biberiye yağı ekleyin. Bu karışımla selülitli bölgenize güzelce masaj yaptıktan sonra üzerini mutfağınızda kullandığınız streç naylonla iyice sarın. Yaklaşık 1 saat bekledikten sonra vücudunuzu yıkayıp nemlendirici bir losyon sürerek tekrar masaj yapın.
Not: Bu sarma yöntemi selülitle savaşta oldukça etkili bir yöntemdir. Ayrıca bu uygulamayı yaparken günde 1 bardak şekersiz greyfurt suyu da içerseniz daha çok fayda görürsünüz.
Selülitle baş etmenize yardımcı olabilecek diğer öneriler:
*
Günde 3 veya 4 bardak şekersiz biberiye çayı için. Selülitlere oldukça faydalıdır. *Günde 3 veya 4 bardak domates suyu içmek vücudu toksinlerden arındırır ve selülitlerin giderilmesinde yardımcı olur.
* Bir kaşık ince ince kıydığınız enginar yapraklarını 1 bardak suda haşlayın. 10-15 dakika demlenmesini bekleyip süzün. Günde 2-3 bardak bu çaydan şekersiz olarak aç karnına için.
*Taze sıkılmış 1 çay bardağı limon suyunu bir çay bardağı su ile karıştırıp günde bir defa için
* Yarım su bardağı zeytin yağı ve yarım çay bardağı ılık suyu karıştırın. İçine yarım çay bardağı da deniz suyu kattıktan sonra karışımı avucunuza alarak selülitli bölgenizi iyice ovarak yaklaşık 15 dakika boyunca masaj yapın ve ılık duş alın.

netten alıntı


Devamını okuyun...>>

YULAFLA GELEN GÜZELLİK


Cildiniz mevsimle birlikte değişebilir. Yaz aylarında yağlanan cilt, kışın ve ısıtma sistemlerinin etkisiyle kuruyabilir. Bu nedenle maskenizi seçerken cildinizin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurun.
*Seçtiğiniz maskeyi uygulamadan önce cildinizi temizleyin. Daha sonra ılık suyla durulayın ve maskeyi uygulayın.
* Maskelerin çoğu ciltte 3 ile 10 dakika arasında kalmalıdır. En iyi sonucu alabilmek için talimatları dikkatlice okuyun.
* Eğer karma bir cildiniz varsa biri yağlı bölge ve diğeri kuru bölge olmak üzere iki maskeyi, ihtiyaç olan yerlere uygulayın.
Yumuşak yulaf ezmesi maskesi
Yağlı ciltler için çok iyi bir maskedir. Bu tarif tek bir kullanım içinir ve hazırlandıktan hemen sonra uygulanmalıdır.
Malzeme: 15 ml süzme bal, 1 yumurta sarısı, 60 ml yulaf ezmesi.
Hazırlanışı: Küçük bir kâsede bal ve yumurta sarısını çırpın. Sonra yumuşak bir kıvam alabilmesi için yavaşça karıştırarak yulaf ezmesini dökün. Maskeyi yüzünüze ve boynunuza yayıp 15 dakika bekleyin. Ilık suyla durulayın ve cildinizin ıslaklığını alın
netten alıntı


Devamını okuyun...>>

YOĞURDUN MUCİZELERİ




HER mutfakta çokça var olan ve sık tüketilen yoğurtlar, güzellik konusunda da hanımlara oldukça yardımcı oluyor. Bu sefer yemeklerinizin yanında yemek için değil, sürmek için.
3 tatlı kaşığı yoğurdu ve 3 büyük çileği çırpın, püre haline getirin, yüzünüze sürün ve 10 dakika bekletin. Yoğurt cildinizi temizleyecek ve besleyecek, çilek ise cildinizin üzerindeki ölü tabakanın pul pul dökülmesine yardımcı olacaktır
Portakal-Yoğurt Maskesi Malzemeler: 1 çay kaşığı yoğurt, 1 orta boy portakalın suyu Bu karışımı çırpın ve parmaklarınızı karışımın içine batırın ve yumuşak hareketlerle yüzünüze sürün. Size serinlik ve rahatlık hissi uyandıracak. Beş dakika kadar cildinizde kalsın sonra yıkayın.


Devamını okuyun...>>

CİLTTEKİ ÖLÜ HÜCRELERİ TEMİZLEYİN !


Cildiniz pul pul mu oluyor? Bu gibi durumlarda cildinizin üzerindeki ölü hücreleri nazikçe sürterek temizlemelisiniz. Soyucu uygulamalar cildinizdeki kırışıklıkları gizlemenize ve gidermenize yardımcı olurken, cildinize bir pembelik de verebilir.
Cildinizi ölü hücrelerden arındırmak için bunları yapın!

Vücudunuzu duşta ya da küvette ıslatın.
Soyucu özelliği olan sentetik lif, sünger ya da eldiven kullanın.
Soyucu özelliği olan bir temizleme ürününü süngerin, lifin ya da eldivenin üzerine serpin. Bazı temizleyiciler % 25 oranında volkanik taş tozu içerir. Bunlar yağlı cilt için yararlıdır. Buna rağmen aşırı temizleyici kullanımı yağ bezlerinin aşırı üretimine de neden olabilir.
Bu nedenle dikkatli ve doğru miktarda uygulamak gerekir. Sünger ya da lif kullanarak dairesel hareketlerle cildinizi ovalayın.Cildinizin boyun, yüz gibi hassas bölümlerini ovalarken nazik olun.Cildinizi daha sonra düzgünce kurulayın.
Soyucu ürünler cildinizi kurutabileceği için devamında cildinizi iyice nemlendirdiğinizden emin olun.
Hafif petrol, lanolin ve mineral yağları içeren nemlendiricileri tercih edin. Cildinizi aşırı soymayın. Eğer cildiniz az yağlıysa çatlamalara neden olabilir. Cildi çok aşırı derecede sürtme, soyma kılcal damarların zedelenmesine neden olabilir!


Devamını okuyun...>>

DOĞAL GÜZELLİK SIRLARI


Türkiye’nin ilk kadın herbalisti Suna Dumankaya dan doğal güzellik sırları:

Ben 32 yaşındayım. Karın çevremde çok yağlanma var. Yememe dikkat etmeye çalışıyorum, mekik hareketi yapıyorum, ama bunlar da işe yaramıyor. Önerebileceğiniz bir karışım var mı? Bir de boynumda oluşan çizgileri gidermem için ne tavsiye edersiniz?
Her gün düzenli olarak spor yapın, hatta mümkünse bir spor hocasından yardım alın. Benim önerim ise birer çorba kaşığı limon suyu, susam yağı, biberiye yağı ve okaliptüs yağını karıştırıp sorunlu bölgeye dairesel hareketlerle masaj yapmanız... Boyundaki çizgilere gelince; eşit miktarda limon ve greyfurt suyuna batırılmış pamukla kompres yapın, yarım saat bekletip silin. Bir de buğday özü yağı ile masaj yapmanın faydasını görürsünüz.
Suna Hanım, üç ay önce 6 aylık roaccutane tedavim bitti. Ama şu an cildim pürüzlü, mat ve çukurlar oluşmuş durumda. Ayrıca vücudum da çok kurudu. Parlak ve daha canlı bir cilt için ne uygulamamı önerirsiniz?
Birer tatlı kaşığı havuç, salatalık ve limon suyu ile badem yağını karıştırın ve yüzünüze yedirin. Dışarı çıkarken de mutlaka 20 koruma faktörlü bir krem kullanın
Ben 21 yaşındayım. Uzun zamandır çare aradığım, fakat bir türlü bulamadığım bir sorunum var. Ten rengim çok koyu ve bundan çok rahatsız oluyorum. Sizden bu konuda bir öneri istiyorum.
Esmer olmak kötü bir şey değil, öncelikle bunu söyleyeyim. Tavsiyeye gelince... Bir tatlı kaşığı lanolin ile bir çorba kaşığı vazelini benmari usulü eritin, içine bir çorba kaşığı portakal suyu, bir tatlı kaşığı taze elma suyu, bir çorba kaşığı beyaz kili ekleyin. Karışımı bir cam şişede, soğuk yerde muhafaza edin. Evde olduğunuz zaman bu karışımı yüzünüze sürün, kalabildiği kadar kalsın, ardından yıkayın. Maskeyi haftada 3 gün tekrarlayın. Dışarı çıkarken de en az 20 koruma faktörlü bir krem kullanın.
Suna Hanım, ben 40 yaşındayım ve 2 yıldır nefrit tedavisi görüyorum. Hastalığın etkisiyle göz kapaklarım şişti. Sizin tavsiye edebileceğiniz doğal bir formül var mı?
Geçmiş olsun... Bir su bardağı kaynar suya bir tutam kuşburnu, biraz papatya atıp 10 dakika demleyin. Ilık hale geldiğinde bu suya bir pamuk batırarak gözlerinize kompres yapın. Zaman zaman çay gibi demlediğiniz ebegümecinin suyuyla da kompres yapabilirsiniz.
Netten alıntıdır


Devamını okuyun...>>

CEVİZ HER DERDE DEVA


Doğanın insanlara sunduğu en büyük nimetlerden biri olan cevizin, şekerden kolesterole kadar yararlarını okuduğunuzda şaşıracaksınız
Cevizin faydaları saymakla bitmez

Yüksek kolesterolü düşüren ceviz, damar tıkanıklıklarını ve şeker hastalığı tedavisine yardımcı oluyor. İçerdiği demir sayesinde kansızlığa iyi geliyor. Kötü kolesterolün düşmanı Cevizin, damar tıkanıklığı ve şeker hastalığının tedavisinde kullanılabileceğini söyleyen, Karadeniz Teknik Üniversitesi Ordu Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Turan Karadeniz, cevizin kanda zararlı kolesterolün birikmesini önlediğini ve yüksek kolesterolü düşürdüğünü söylüyor.
CEVİZ YAPRAĞINI KAYNATIN Prof. Dr. Karadeniz, taze cevizde yüzde 5-6 oranında C vitamini bulunduğunu belirterek, "Kuru ceviz bol miktarda C, B1, B2, A ve E vitaminlerini içermektedir" diyor. Prof. Dr. Karadeniz, şeker hastalarının ceviz yaprağını kaynatıp içmelerini öneriyor ve cevizin beyin için gerekli olan gümüş iyonlarını da ihtiva ettiğini söylüyor.
VEREMDE TEDAVİYE DESTEK CEVİZİN, verem hastalığında hem besleyici hem de tedavi edici özellik gösterdiğini söyleyen uzmanlar, her sabah kahvaltıda bir miktar ceviz içi yenmesinin zekayı geliştirdiğini belirtiyor. Nasırlar üzerine konulan ceviz yağı zamanla bunların yok olmasını sağlıyor. Ceviz yapraklarından yapılan çay iştah açıyor. Mideyi kuvvetlendirip boğaz hastalıklarına iyi geliyor. Ceviz yağı yüz lekelerinin üzerine sürülüp masaj yapılırsa lekeler yok oluyor.
Mayıs ve haziran ayında çiçek açan ceviz ağacı bünyesinde yağ, tuz, albümin, karbonhidratlar, gümüş iyonu, sodyum, potasyum, B1, B2, B3, B6 ve E vitamini barındırır.Yaklaşık 20 değişik türü olan ceviz ağacının, meyvesi kuruyemiş olarak tüketilen türü "adi ceviz " olarak bilinir ve Türkiye'nin hemen hemen her yöresinde yetişir. lSert kabuğun içinde yer alan ceviz içi, yüzeyi çok kırışık bir beyin görünüşündedir.Basur için faydalı olduğu ileri sürülmekte ve bunun için balla karıştırılarak yenilmesi tavsiye edilmektedir.
Yüksek oranda protein ve yağ içeren ceviz içi, kuruyemiş olarak tüketilmesinin yanı sıra, şeker hastalarına besin olarak da verilir. Aromatik kokulu yaprakları kabızlığa, iştahsızlığa, kan temizlenmesine ve hazımsızlığa karşı yararlıdır. Ciğere, mideye ve dimağa kuvvet verip ağız kokusunu da giderir.
Kaynak:takvim gazetesi


Devamını okuyun...>>

LAZER EPİLASYON ZAMANI


Pürüzsüz bacaklara sahip olmak artık çok kolay. Lazer epilasyon merkezlerine gidiyorsunuz, size uygun seans sayısı belirleniyor ve istenmeyen tüylerden kesin olarak kurtuluyorsunuz.
Lazer epilasyon uygulaması yaptırmayı düşünüyorsanız bilgi ve deneyim gerektirdiğini unutmayın!
Lazer epilasyonun ayrıntılarını Dermatoloji Uzmanı Dr. Canan Savaş'tan ayrıntılı olarak anlatmış
İşte 14 maddede Lazer Epilasyon..
1- Lazer Epilasyon
Lazer epilasyon, vücutta istenmeyen tüylerin, lazer ışığı kullanılarak yok edilmesidir. Milisaniyeler seviyesinde cilde uygulanan lazer ışığı, cilt dokusuna zarar vermeden geçerek kıl kökündeki pigmentlere nüfuz eder. Kıl kökü tarafından emilen bu enerji, ısıya dönüşerek kıl kökünü tekrar büyüyemeyecek şekilde tahrip eder.
2- Gerekli olan seans sayısı
Lazer ışığı anajen (aktif) aşamadaki kıl köklerini etkilemektedir. Bütün kökler aynı anda aktif olmazlar. Dolayısıyla telojen (pasif) kökler, aktif hale geldiklerinde bunlara da uygulama gerekecektir. Kalıcı bir çözüm, ancak birkaç seanstan sonra elde edilmektedir. Kılların kalınlığı ve yoğunluğu her vücutta farklı olduğu için kesin bir seans sayısı vermek mümkün değildir, kişiden kişiye ve bölgeden bölgeye değişmektedir. Ortalama olarak çoğu kimselerde 5–8 seans, kalıcı çözüm için yeterli olmaktadır.
3- Seansların zaman aralığı, ortalama süresi
Uygulama bölgesine göre süreler değişmektedir. Ortalama olarak bıyık ve çene bölgesi 4–5 dakikada tamamlanırken, tüm bacaklar 45 dakika ile 1 saat arası sürmektedir. Seans araları 6–8 haftadır.
4- Lazer epilasyon yapılabilen bölgeler
Hemen hemen vücudun bütün bölgelerine lazer epilasyon uygulaması yapılabilmektedir.
5- Bir seansta geniş alanlara uygulayabilme
Elektrolizden farklı olarak her atışda birçok kıl kökü tahrip edilmektedir ve bu sayede de uygulama süresi çok kısalmaktadır. İlaveten, cihazlarımızda bulunan scanner (tarayıcı) aparatı sayesinde büyük bölgelere çok kısa sürede uygulama yapılabilmektedir.
6- Epilasyon yapılabilen ciltler
Lazer epilasyon uygulaması için en ideal aday açık cilt rengi üzerinde tüyleri koyu renk olanlardır. Ancak Koz-Med Lazer Merkezlerin’in İstanbul, Mersin ve Adana’da bulunan kliniklerinde kullanılan son teknoloji ürünü Alexandrite tipi cihazlar ile çok koyu cilt rengine sahip olanlar da dahil olmak üzere her cilt rengine uygulama yapılmakta ve başarılı sonuçlar alınmaktadır.
7- Hassas cildi etkisi
Lazer ışığı, cilde bir zarar vermeden geçerek sadece kıl kökünü tahrip etmektedir.
8- Ağrı yok, kanserojen değil
Lazerin ürettiği enerji bir dalgaboyu ışıktır. Cilde zarar vermeden geçerek kıl köküne ulaşan bu ışık, vücutta herhangi bir artık bırakmaz. Örneğin röntgen ışınları vücutta artık bırakmaktadır ve belirli bir zaman içerisinde çok alınırsa risk doğurabilmektedir. Ancak lazer ışığının vücutta bıraktığı herhangi bir artık yoktur ve dolayısıyla güvenlidir, ayrıca herhangi bir kanserojen etkisi yoktur. Lazer epilasyon uygulamasının güvenilirliği ve tesiri, Amerikan gıda ve ilaç dairesi FDA (Food and Drug Association) tarafından 1997 yılında onaylanmıştır.
9- Anne adaylarına uygulama
Gebelik süresince hormon dengesi değişmektedir ve bu sebeple provoke olan kıl köklerinin etkilenmesi zorlaşmaktadır. Ayrıca, bu konuda da henüz klinik çalışmalar mevcut değildir.
10- Uygulamanın yan etkileri
Lazer epilasyon uygulaması genel olarak oldukça güvenlidir. Uygulama esnasında kıl köklerinin, enerjiden etkilendiğini gösteren hafif kabartılar ve kızarıklıklar oluşabilir. Uygulama sonrasında cilt üzerinde, birkaç saat içerisinde geçmek üzere hafif bir güneş yanığına benzeyen bir yanma hissi oluşabilir. Ancak bu durum çok kısa bir süre içerisinde kaybolacaktır. Lazer epilasyon sonrası kalıcı iz ve lekelenme riski deneyimli ve uzman kişiler tarafından yapıldığında çok azdır. Lazer epilasyon uygulamasının kalıcı bir yan etkisi yoktur. Uygulama esnasında kıl köklerinin, enerjiden etkilendiğini gösteren hafif kabartılar ve kızarıklıklar oluşabilir. Ancak uygulama bölgesinde oluşabilecek bu durum çok kısa bir süre içerisinde kaybolacaktır.
11- Ağrılı bir işlem değil
Lazer epilasyon genel olarak çok acılı bir işlem değildir. Uygulama esnasında hafif bir yanma hissedilebilir. Ancak ağrı eşiği düşük kişilerde ve hassas bölgelerde gerekirse topikal anestezikler kullanılabilir.
12- Tüylerin dökülme süresi
Uygulama sonrası kıllar, 3–10 gün içerisinde çıkacaktır. Ancak bu kılların çoğunun kökleri tahrip olmuştur ve bir daha çıkmayacaklardır. Bunlar kendiliğinden düşebileceği gibi, el yardımıyla da çekilebilirler.
13- Tüyler alınmamalı
Uygulama bölgesinde, 4 hafta önceden başlamak kaydıyla cımbız, ağda ve kıl dökücü krem gibi köke etki eden metotlar kullanılmamalıdır. Ayrıca aynı şekilde güneş ışığından ve bronzlaşmadan da kaçınılmalıdır.
14- Tüylerin tekrar çıkma olasılığı
Kökleri tahrip edilen kıllar bir daha çıkmamaktadır. FDA tarafından da onaylanan bu durum, uzun süreli klinik çalışmalarla kanıtlanmıştır.


Devamını okuyun...>>

ENDER SARAC'TAN GÜZELLİK ÖNERİLERİ


GÜZELLİK VE TAZELİK İÇİN
Hazırlanışı: Besbase kabuğu, ezildikten sonra suda pişirilir ve sıkılır. İki tutam kıyılmış taze maydanoz, bir çorba kaşığı domates salçası, yarım fincan badem yağı ilave edilir. Hazırlanan bu karışıma bir miktar su eklenerek suyu çekilinceye kadar ateşte tutulur. İki kaşık kaymak ilave edilerek krem yapılır. Faydaları: Yüz ve boyun kısmına maske olarak uygulanan besbase kremi; cilde güzellik ve tazelik sağlamakta etkin yararı vardır. Bu maske
yüze sürüldükten sonra yirmi dakika bekletilip, yüz yıkanmalıdır.
PARLAK BİR TEN İÇİN
Hazırlanışı: İki su bardağı dolusu taze bezelye, ezildikten sonra üzüm pekmezi ile birlikte karıştırılır. Yarım litre yağmur suyunda kaynatılır ve suları çekilinceye kadar pişirilir. Çırpılan yumurta akı ile yarım fincan ayçiçek yağı ilave edilir. Vıcık vıcık olmaması için bir miktar darı unu eklenerek maske kıvamına gelinceye kadar yoğrulur.
Faydaları: Ten dokusu üzerinde parlaklık sağlayan bezelyeli maske; yatmadan önce cilde uygulanır. Sabahleyin yüz ılık su ile yıkanıp, gül suyu ile de kompres yapıldıktan sonra yeni bir güne başlanır.
LEKE VE SİVİLCE GİDERİCİ
Hazırlanışı: İki avuç buğday, iki bardak yağmur suyunda pişirilip ezilerek sıkılır. İki yumurta sarısı ve bir çorba kaşığı badem yağı ilave edilir. Hazırlanan karışım iyice çırpılır. Yumuşak bir fırça ile yüze sürülür.
Faydaları: Kızıl lekelerin ve sivilcelerin giderilmesini sağlayan buğday özü maskesi; sabah ve akşam olmak üzere iki kere uygulanır. Buğday özü maskesi, şampuan olarak kullanıldığında saçların parlamasında etkin yararları olduğu görülür.
ÇÖKÜNTÜ VE KIRIŞIKLIK İÇİN
Hazırlanışı: Civan perçemi çiçeği, saf suda on dakika kaynatıldıktan sonra sıkılarak süzülür. Bir fincan su soğutulur. Elde edilen posa ezildikten sonra, yarım fincan limon suyu, bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir tatlı kaşığı süzülmüş bal ve~ çırpılmış yumurta sarısı ile birlikte iyice karıştırılır.
Hazırlanan karışıma soğutulan bir fincan civan perçemi suyu ilave edilir. Maske kıvamına gelinceye kadar yulaf unu eklenir.
Faydaları: Yüzdeki çöküntü ve kırışıklıkların giderilmesini sağlayan civan perçemi maskesi, uygulamadan bir saat sonra yıkanır ve cilt gül suyu ile temizlenir.
MİKROP ARINDIRICI MASKE
Hazırlanışı: İki avuç çam filizi, soyulmuş ve dilimlenmiş yarım patlıcan ile birlikte iki bardak saf suda kaynatılır ve suyu çekilinceye kadar pişirilir. Hazırlanan karışım ezilmiş bir diş sarımsak ilavesi ile iyice ezilerek lapa haline getirilir. Elde edilen lapaya iki çorba kaşığı kaymak katılır. Krem kıvamına getirilir.
Faydaları: Tendeki mikropları arındırmada ve yüze canlı bir görünüm sağlamada çam filizi maskesinin etkin yararı vardır. Şampuan olarak kullanıldığında saçların canlı ve daha parlak görünmesinde de etkin yararı olduğu görülür.
KURU CİLTLER İÇİN
Hazırlanışı: Bir avuç taze çilek ezilip yulaf unu ile birlikte karıştırılır. Bir adet yumurta sarısı ile iki çorba kaşığı yoğurt çırpıldıktan sonra çilek hamuruna eklenir. Hazırlanan

karışıma güzel bir koku vermek için sardunya yağı ilavesi ile krem kıvamına gelinceye kadar karıştırılır.
Faydaları: Kuru ciltler için besleyici olan çilek kremi; yüz kısmına maske yapılarak uygulanır. Çilek maskesi, aynı zamanda yüzdeki kırışıklıkların kaybolmasını sağlamakta yararlıdır.
PÜRÜZSÜZ BİR CİLT İÇİN
Hazırlanışı: İki tutam çuha çiçeği kurutularak dövülüp toz haline getirilir. Kabukları soyulmuş yarım salatalık, bir fincan pirinç unu, çuha çiçeği tozu ile birlikte on dakika kadar ateşte pişirilir. Elde edilen karışım ateşten indirilip tekrar ezilerek bulamaç haline getirilir. Hazırlanan bulamaca yarım fincan elma suyu, bir çorba kaşığı saf zeytinyağı ilave edilerek krem kıvamına getirilir.
Faydaları: Hazırlanan çuha çiçeği kremi; yumuşak bir fırça ile yüze ve boyuna sürülür. yüzde yarım saat bekletildikten sonra ılık su ile yıkanır ve gül suyu losyonuyla cilt temizlenir.
TENDE TAZELİK
Hazırlanışı: Üç tutam defne yaprağı, bir tutam tarçın yaprağı toz haline getirildikten sonra bir bardak kayısı suyunda pişirilir. Bir adet çırpılmış yumurta sarısı ve yarım fincan süt karıştırılarak krem elde edilir.
Faydaları: Yüzdeki sivilceleri gidermek ve tene tazelik sağlamak için yatmadan önce uygulanır. Defneli güzellik kremi şampuan olarak kullanıldığında, saç dökülmesini durdurur, saçların ağarmasını geciktirmede de yararlı olur.
Kaynak:Dr. Ender Saraç


Devamını okuyun...>>

CİLT BAKIMINDA ANTİ-AGİNG


Cildiniz en önemli giysinizdir. Çocukluk döneminizde cildiniz bir çiçek gibi taptazedir. 20'li ve 30'lu yaşların sonlarına doğru yavaş yavaş suyunu kaybetmeye başlar, kırışıklıklar, akne, ciltte sarkmalar görülmeye başlar. Bu nedenle sürekli bakıma ihtiyaç duyar. Doğal mekanizma güneş ışınları, kirlilik, duygusal durum, arada sırada yaşanan uykusuzluk gibi hassas stres faktörlerinden etkilenir. Bu faktörler özellikle alın ve yanaklardaki çizgilerin oluşumunu destekler. Duygusal durumda bir kağıdın katlanıp açılması gibi deformasyona katkıda bulunur. "Yaş ilerliyor, yaşlanmak en doğal durum.." diye düşünerek cildinizi ihmal etmeyin. Cilt güzelliğini etkilen son faktör ise genetik... Bu nedenle annenize veya büyükannenizin cildine bakarak sizi bekleyen riskleri değerlendirebilirsiniz.
Günümüzde tüm bu olumsuz etkenlere rağmen cildinizi korumanıza sağlayacak birçok anti-aging ürünleri bulunuyor. Cilt anti-aging uygulamaları, genç ve güzel kalma rüyalarınızın gerçek olmasını sağlıyor. Şimdi cildinizi iyileştirme zamanı!
Yanaklar ve alındaki kırışıklıkları azaltmak
Sorun: Kollajen ve elastin protein liflerinin azalması, alın ve yanaklardaki kırışıklıkları azaltır. Yaşa bağlı azalan lif proteinlerini desteklemek ve güneşin ultraviyole ışınlarından korunmak için cildi beslemek gerekir. Ayrıca, zamanla cilt kendini yenileme ve koruma özelliğini yitirir. Gülümseme, yüzünü ekşitme gibi her türlü duygu ifadesi bu nedenle zamanla kırışıklığa dönüşür.
Çözüm: Kırışıklıklarla savaşmada güneş koruyucu krem kullanımı konusunda birçok uzman aynı fikirde. Çoğu cilt bakım ürünü en az 15 SPF içerir. Cilt uzmanları 30 SPF içermesi gerektiğini belirtirken, önemli olan ürünün kollajenle desteklenmiş nemlendirici olarak formüle edilmesi ve yenilenmesidir.
Daha parlak cilde sahip olmak
Sorun:
Donuk ve pürüzlü cilt için başka anti aging ürünleri de kullanmak gerekir. Nedeni, güneş ışınlarından uzun süre korunmama ve pürüze neden olan cilt sorunlarıdır.
Çözüm: Cildinize canlılık kazandırmak için öncelikle asit içeren exfoliant , glikolik ile cildin temizlenmesi gerekir. Glikolik (glycolic) en ideal olanıdır ve bir çok cilt bakım ürününde bulunur. Aldığınız ürünün antioksidan özelliği bakımından zengin olup olmadığına dikkat edin. Bu cildinizin kahverengi benekleri azaltarak cildinizin daha parıltılı olmasını sağlar.
Nemlendirici ile desteklemek
Sorun: Sıkı ciltler kuru gözükür kötü bir görünüme neden olur. Suçlu; cildin nem tutma yeteneğinin azalması ve dış etkilere karşı hassas olmasıdır. Yaşa bağlı olarak ciltte hatta yağlı ciltlerde bile cilt kuruluğu oluşumu gözlenebilir.
Çözüm: Hassas temizleyici özelliğe sahip bir ürün cildinizin nemini korumanıza yardımcı olabilir. Su içeren, yumuşatıcı ve besleyici serumlar, nem bakımından zengin kremler kuru ciltler için önemli seçenekler olabilir.
Dudak çevresi bakımı
Sorun:
Yüzünüzdeki gibi dudak çevrenizde kollajen ve elastin kaybeder. Dudak çevresi cildi çok ince ve kırılgan olduğu için erken dönemde kırışıklıklar görmeye başlayabilirsiniz. Eğer sigara içiyorsanız kırışıklıklarınız daha fazlalaşır.
Çözüm: Dudak çevrenizi korumak için kollajen, peptides içeren destekleyici ürünleri araştırın. Bu konuda yararlı ürünlerin etkilerini birkaç hafta sonra görmeye başlayabilirsiniz. Ruj seçiminde dudaklarınızın daha dikkat çekici görünmesi için çilek, böğürtlen, frambuaz renklerini tercih edebilirsiniz.
Göz çevresi bakımı
Göz çevresi de en fazla kırışan alanlardan biridir... Çoğu kadının yaşını malesef göz çevresindeki kırışıklıklar ele veriyor. Yüzünüz için kullandığınız anti-aging ürünlerini göz çevreniz için de kullanabilirsiniz. Ancak göz çevresini tahriş eden ürünler olmadığından emin olun. Bunun yanı sıra göz altı morlukları da giderilebilir. Gözaltı morluklarının oluşumunda yaşam tarzı önemli bir etken. Örneğin aşırı stres, kanın göz altlarında daha çok toplanmasına ve mor olarak görünmesine neden olur. Yaşa bağlı olarak oluşan göz altı morlukları cilt altı derisini kalınlaştıran göz çevresi kremleri ile giderilebilir. Şiş gözler, tipik olarak su fazlasının göstergesi olabilir veya göz altında yağ fazlası olmasından da kaynaklanabilir. Göz altı şişliklerini gidermek için şişlik giderici jel ürünleri kullanabilirsiniz ancak nemlendirici içeren ağır kremlerden uzak durun. Yeşil çay gibi yumuşatıcı etkisi olan antioksidanları da kullanabilirsiniz. Göz altı şişliklerine dikkat çekecek belirgin makyaj ürünlerini kullanmayın, şişliği kamufle edecek açık renkli ürünler kullanabilirsiniz.

Kaynak:netten alıntı


Devamını okuyun...>>

GENÇ KALMAK İÇİN KÖPEKBALIĞI KIKIRDAĞI



Geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye getirilen ve sadece eczanelerde satışa sunulan anti-aging ürünü 'Inversion F', saçlar, tırnaklar, cilt ve vücuda gençlik aşılarken çevresel faktörlerle vücuda zarar verebilecek olumsuz etkilerden de korunmayı sağlıyor. Inversion F, ilk günden itibaren ünlü isimlerden de ilgi gördü.
Antioksidan etkisi
'Inversion F', antioksidan etkisi ile serbest radikallerin cilde, saça ve tırnaklara vereceği zararlı etkilerden koruyor, yağ yakıcı etkisi ile vücudun kullandığı enerjiyi artırıyor, besleyici etkisi ile yenilik ve gelişim için gerekli besin takviyesini sağlıyor, güçlendirici etkisi ile vücudun ihtiyacı olan dinamizmi kazandırıyor.
Dört etki bir arada
'Inversion F', kadınlar için çok önemli olan saç, cilt, tırnaklar ve vücut üzerindeki dört etkinin bir arada gerçekleşmesini sağlayan bir formül içeriyor.
Kadınlar için geliştirilen ilk anti-aging gıda takviyesi olma özelliğine sahip “Inversion F”, gümüş ve kırmızı olmak üzere iki kapsülden oluşuyor.
Omega 6, Yeşil Çay Özleri, C Vitamini, Çinko, Selenyum, Krom ve doğal bettakaroten içeren 2 adet kırmızı kapsül kahvaltı sonrasında; köpek balığı kıkırdağı, Omega 3 Balık Yağı, Üzüm Özleri, B2, B5, B6, B8 vitaminleri, bakır, demir içeren 1 adet gümüş kapsül ise akşam yemeklerinden sonra kullanılıyor
Kaynak:netten alıntı


Devamını okuyun...>>

ÜNLÜLERİN GÜZELLİK SIRLARI


Muhteşem görünüşlerini pahalı ürünler ve bir dizi estetik ameliyatlara borçlu
olduğunu düşündüğümüz yıldızlar da güzellikleri için pratik yöntemlere başvuruyor. Yıllara meydan okuyan Sophia Loren'in gençlik iksiri domates, ünlü model Naomi Campell cilt bakımını süt banyosuyla yapıyor, Catherine Zeta-Jones çilek püresiyle dişlerini fırçalıyor
Şov dünyasındaki ünlülerin güzellikleri için en çok doğal ürünlerden yararlandıkları kimin aklına gelir? Ünlüler de daha güzel görünmek için birçok kadının rahatlıkla uygulayabileceği pratik yöntemleri tercih ediyor. Alman Bild Gazetesi'nde yayınlanna haberde milyonları kendine hayran bırakan yıldızların güzellik sırları açıklandı. Güzel gülüşü ile ünlü Catherina Zeta-Jones bembeyaz dişlerini çileğe borçlu. Salatalık ve patates kabukları da şov dünyasından trilyonlar kazanan ünlülerin en çok tercih ettiği güzellik malzemeleri arasında. Yılların eskitemediği sanatçı
Sophia Loren ise güzelliği için domatesten vazgeçemiyor.
Naomi, selülite karşı kahve masajı yapıyor

Dünyanın en güzel modellerinden olan Naomi Campell, sütün mucizesine inanan ünlülerden. Kusursuz bir fiziğe sahip olan Campell, cildinin güzelliğini süte borçlu olduğunu söylüyor. Ilık süt banyosundan asla vazgeçemediğini söyleyen 33 yaşındaki model selülitlere karşı kahve ile savaşıyor. Vücudunda selülitlerin yerleşmeye müsait olan kısımlarını kahve ile ovan Campbell, aynı zamanda bu bölgeyi üzerine kahve serpiştirdiği folye kağıtları ile kaplıyor.
Loren'in gençlik aşısı domates
Eylül ayında 70 yaşına girecek olan dünyaca ünlü İtalyan film yıldızı Sophia Loren'in güzelliğinin sırrı ise domateste gizli. Domatesleri soyup püre haline getirdikten sonra içine bir kaşık bal ve zeytinyağı katan Loren, bu karışımı yüzüne sürdükten sonra bir saat bekliyor. Botox'a karşı olduğunu söyleyen Loren, bu yöntemle cildinin kırışmaya karşı direnç ve ışıl ışıl bir görünüm kazandığını belirtiyor.
Salatalık maskesi
Alman oyuncu Iris Berben de 53 yaşında olmasına rağmen hala 40'lı yaşlarına yeni girmiş gibi görünüyor. Genç kızlığından bu yana annesinden öğrendiği güzellik maskesini uyguladığını söyleyen Berben, salatalığın mucizesine inanıyor. Salatalığı püre haline getirdikten sonra biraz sütle karıştıran sanatçı bunu yüzünde 20 dakika bekletiyor. Daha sonra yüzünü sadece suyla yıkayan Berben, bu maskeyi her gün uyguladığını söylüyor.
Patatesle bronzlaşıyor
Çılgın pop yıldızı Aguilera ise çiğ patatesin cildi dinlendirdiğine ve doğal bir bronzluk kazandırdığına inananlardan. Her gün çiğ patates dilimlerini ciltte gezdiren 23 yaşındaki sanatçı bunun hem sivilceye iyi geldiğini, hem de parlaklık ve bronzluk kazandırdığını söylüyor.
Parker'ın tercihi kuşburnu
Gözlerinin etrafındaki morluk ve mimiklerden oluşan kırışıklıklardan yakınan Hollywood'un seksi yıldızı Sarah Jessica Parker da bu bölgeye kuşburnu yağı ile masaj yapıyor. Bunun dışında günde en az 4-5 bardak kuşburnu çayı içen Parker bu poşetleri atmayarak gözlerinin üzerine yerleştiriyor.
Siegel, Aspirin kullanıyor
36 yaşında olmasına rağmen hala yüzündeki sivilcelerle mücadele etmek zorunda kaldığını söyleyen Alman yıldız Dagmar Siegel bunun için Aspirin kullanıyor. Sivilceli bölgeye hafif suyla ezdiği Aspirin'i süren Siegel bu yöntemin çok işe yaradığını savunuyor. Ancak yine de açık yaralara Aspirin sürülmemesi gerektiğini unutmayın.
Cindy Crawford'ın kırışıklığa karşı doğal çözümü Top model Cindy Crawford, fotoğraf çekimlerinden bir gece önce gözlerindeki şişin inmesi için bu bölgeye çiğ patates dilimleri yerleştiriyor. İki çocuk annesi 38 yaşındaki Crawford patates dilimlerinin aynı zamanda kırışıklıklara da iyi geldiğini söylüyor.
Cameron Diaz'ın losyonu süttozu
Genç kızken akne sorunu olan Cameron Diaz, yüzündeki ufak tefek izleri mükemmel bir mak- yajla kapatıyor. Cildini te- mizlerken hırpalanmamasına özen gösteren sarışın yıldız, peelingler yerine süt tozunu tercih ediyor. Süttozunu hafif ıslatarak yüzüne halkalar şeklinde masaj yapan Diaz, bu sayede cildinin yumuşak ve taze olduğuna inanıyor.
Elma dopingi
Güzel sanatçı Bullock, elmayı adeta bir güzellik doktoru olarak tanımlıyor. Günde en az iki elma yediğini söyleyen 39 yaşındaki Sandra Bullock, bu meyvenin hem bağırsakları çalıştırdığına, hem de cildi güzelleştirdiğine inanıyor. Hollywood'un aranılan aktristi, aynı zamanda elmaların kabuklarını yüzüne yerleştirerek içindeki asitlerin peeling etkisi yaptığını ve hücre yenilemesinde etkili olduğunu belirtti.


Devamını okuyun...>>

AROMATERAPI NEDIR?


Aromaterapi, tamamlayıcı ve koruyucu hekimlik yöntemidir. Vücutta oluşan zihinsel ve fiziksel dengesizlikleri gidermek, vücut sağlığını ve zindeliğini korumak için kullanılır.
Aroma-Terapi, bitkisel aromalı yağların tedavi amacı için kullanılmasıdır. Aromaterapi çok eskiye dayanan bir tedavi yöntemidir. Köklerini Hindistan ve Çin uygarlıklarında görebiliriz. Mısırlılar ise aroma yağlarını mumyalamada ve ayinlerde kullanmışlardır. Bitkisel öz yağlar çok yoğun, aromatik kokulu, aktif ve kimyasal yapısı çok zengin uçucu sıvılardır. Bitkisel yağlar elde edildikleri bitki gruplarına bağlı olarak antiseptik antiviral etkilere sahiptir. Yatıştırıcı veya uyarıcı, ağrı giderici veya kas gevşetici, zehir atıcı, nefes açıcı, sinir sistemini dengeleyici, depresyon ve uykusuzluk giderici, hafızayı güçlendirici, hücre yenileyici gibi etkileri bulunur. Ayrıca spesifik rahatsızlık ve dengesizlikleri gidermede tedavi edici ve tamamlayıcı etkiler yaratır.
Bitkisel yağlar ilaç gibi spesifik bir organ veya sistemi etkilemez,bitkisel yağlar sorunlu bölgelere ulaşarak bir bütün olarak etki yaparlar. Yağ özleri bitkilerin hormonu sayılır ve bizim vücudumuzdaki hormonlara eş değerde bir görev üstlenir. Uçucu yağ özleri, elde edildikleri bitkilerin yapısına göre insan vücudunda iyileştirici etki yaratır. Aromaterapi tıbbi bir tedavi değildir ve hastalıkların tedavisi için kullanılmaz. Aromaterapi destekleyici etki yapar ve vücudun dengesine kavuşması için çalışır. Örneğin aromaterapi ile bir karaciğer hastalığını tedavi edemezsiniz,ancak aromatik terapi vücudun bütününe yöneleceğinden belli yağları kullanarak tüm vücut için olduğu gibi karaciğer içinde olumlu sonuçlar alabilirsiniz. Verdiği sonuçlar lokal olmaktan çok bütüne yöneliktir. Tıbbi müdahaleyi gerektirmeyen bir dizi problemleri gidermek veya tamamlayıcı etki yaratmak için çok yönlü iyileştirici etkileri vardır.
İnsanın ruhsal durumunu belirleyen beyindeki merkezler, koku merkezlerinin hemen yanında ve onunla bağlantıdadır. Bu da güzel kokuların nasıl olup ta bizi bu kadar etkilediğinin en önemli göstergelerinden biridir.
HANGİ SORUNLARDA AROMATERAPİDEN FAYDALANABİLİRSİNİZ ?
Stres
Anksiyete
Huzursuzluk, tedirginlik
Baş ağrısı/ migren
Eklem iltihaplanmaları/ romatizma
Deri şikayetleri,cilt sorunları
Regl sıkıntıları
Menopoz ile ilgili sorunlar
Solunum sorunları
Kulak, burun, boğaz sorunları
Selülit ve kilo problemi
Sindirim sorunları
Spor yaralanmaları, kas ve eklem rahatsızlıkları
Bel ve sırt ağrısı
Psikolojik sorunlar
Enerji azlığı, halsizlik
Aşırı gerginlik,uyku sorunları
HANGİ YAĞLAR NE İŞE YARAR?
BERGAMOT: Stres ve yorgunluğu giderici ve bağışıklık sistemini kuvvetlendiricidir. Egzama tedavisinde de kullanılır. İştah arttırıcı ve safra söktürücü etkisi vardır. Ayrıca çayda lezzet ve koku verici olarak da kullanılır. Moral yükseltici ve sakinleştirici bir yağ olan bergamot, öfke ve hayal kırıklığını giderir, özellikle endişe ile oluşmuş depresyonda mükemmel sonuç verir.
LAVANTA: Ağrı keser, mikrop kırıcı; sakinleştirici, dengeleyici, tüm cilt sorunlarına birebir, baş ağrısı, böcek sokmalarına karşı, yanıkları iyileştiren, yatıştırıcı, huzursuzluk, korku, uykusuzluk, panik ve depresyon için çok yararlıdır. Parfümeri sanayiinde de kullanılır. İnfüzyon yoluyla antidepresyon ve uykusuzluğa iyi gelir. Vücuttaki kötü kokuları giderir, antiseptik olarak kullanılır. Romatizmaya iyi gelir. Saçtaki sirkeleri gidericidir.
PAPATYA: Fiziksel ve ruhsal bir rahatlatıcı olan papatya, depresyon, korku, histeri ve gerilimi yatıştırır. Endişe içinde olanlar için yatıştırıcıdır. Tedirginlik, huzursuzluk,öfke ve sabırsızlık durumlarında sükunet verir. Bademcik ve diş iltihabında kullanılır. Cilt için oldukça faydalı bir yağdır.
OKALİPTÜS: Kişiye konsantrasyon ve zihin açıklığı sağlar. Enerjilerin dengesiz olduğu durumlarda kullanılır. Kabızlık,öksürük, sinüzit, şeker hastalığı, romatizma ve selülit de etkilidir. Bronşit,astım gibi akciğer hastalıklarında ve gribal enfeksiyonlarda kullanılır.
REZENE: Sıkıntılı zamanlarda güç ve cesaret verir. Stresli zamanlarda tepki olarak yeme sonucu oluşan oburluk ve alkolizm için kullanılır. Midevi rahatsızlıkları giderir, gaz söktürücü ve süt arttırıcı etkisi vardır. Yara iyi edici özelliğe sahiptir. Cildi besler ve pürüzleri giderir.
PORTAKAL YAĞI: Mide rahatsızlığını geçirir. Hazmı kolaylaştırır. Ateş düşürücüdür. Cildin güzel olmasını sağlar. Yara ve yanıkların tedavisinde kullanılır. Cildi sıkıştırır. Sivilce ve aknelerin kurutur. Tonik olarak kullanılır. Kan dolaşımını düzenleyicidir. Sinir yatıştırıcıdır. Spazm çözücü ve ağrı giderici özellikleri bulunmaktadır.
YASEMİN YAĞI: Depresyona iyi gelir, endişe giderir,deri ve saçlar için yararlıdır ve cinsel gücü arttırır. Duygusal olarak dengeleyici ve yatıştırıcı özelliği vardır. Uyuşukluğa ve tembelliğe iyi gelir. Romatizma ağrılarında ve selülit giderici olarak kullanılır. Adet sancılarını dindirir.
KARANFİL YAĞI: Sinirleri uyuşturur. Antiseptik ve ağrı kesici olarak kullanılır. Diş ağrılarında etkilidir.
ARDIÇ: Antiseptik ve vücudu temizleyici özellikleri vardır. İdrar söktürür ve spazmları çözer. Romatizmal ağrılara iyi gelir. Eklem iltihabı ve ödem durumlarında faydalıdır.
NANE: Mide bulantısını keser. Hazmı kolaylaştırır. Gaz söktürücüdür. Sinirleri güçlendirir. Baş ağrısına iyi gelir. Selülit tedavisinde kullanılır. Anne sütünü arttırır. Bağırsak solucanlarını temizler. Yorgunluğa iyi gelir ve canlandırıcıdır. Sinüzit, baş ağrısı ve migrene iyi gelir.
BİBERİYE: Ağrı kesici ve antiseptik özellikleri vardır. Baş ağrısına ve zihinsel yorgunluğa iyi gelir. Hafızayı güçlendirir. İdrar söktürücü, gaz giderir, kan dolaşımını arttırır, bronşite ve sinüzite, sarılık ve karaciğer yetmezliğinde de kullanılır.
GÜL: Depresyon giderici, yatıştırıcı ve spazm giderici özellikleri vardır. Cinsel olarak uyarıcıdır. Uykusuzluğa ve sinirsel sorunlara iyi gelir. Cilt bakımında kullanılır. Alerjik ciltler, egzamalı ciltler ve açık yaralara iyi gelir. Regl öncesi sorunlara iyi gelir.
LİMON: Antiseptik ve bakteri gelişimine engel olucu özellikleri vardır. Kişiyi canlandırır ve enerji verir. Varisler, mide ülseri, depresyon ve endişe duyguları üzerinde etkilidir. Boğaz ağrısı, mide yanması, kan temizlemede, böbrek taşında, bağ dokusu hastalığında kas kuvvetlendirir. Sivilceleri giderir. Cildi güzelleştirir. Vücuttaki istenmeyen yağların atılmasını sağlar. Böcek ve sinek ısırmalarında kaşıntı ve şişmeleri önler.
ÖKALİPTÜS: Böcek ısırıklarına çok iyi gelir ve etkili bir böcek kovucudur. Sinirsel ağrıları ve kas ağrılarını giderici özelliği vardır. Solunum yolu hastalıklarına iyi gelir. Romatizmal ağrılara iyi gelir. Kabızlık, öksürük, sinüzit, şeker hastalığı, ve selülit etkilidir.
PORTAKAL: Mide rahatsızlığını geçirir. Hazmı kolaylaştırır. Ateş düşürücüdür. Cildin güzel olmasını sağlar. Yara ve yanıkların tedavisinde kullanılır. Cildi sıkıştırır. Sivilce ve aknelerin kurutur. Tonik olarak kullanılır. Dengeleyici ve yatıştırıcı özellikleri vardır.
ADAÇAYI: Az söktürücü, ter kesici, ,idrar arttırıcı etkileri vardır. Yara iyi edici ve antiseptik olarak kullanılmaktadır. Bebeklerde gaz gidericidir. Regl dönemi sıkıntılarına iyi gelir. Uyku verici ve iltihap giderici özellikleri vardır.
SEDİR: Gerilimleri yatıştırır. Genellikle meditasyon aracı olarak kullanılır. Balgam söker, sakinleştirir ve gençleştirir.
DEFNE: Antiseptik ve gaz giderici özellikleri vardır. Terletici ve antiseptik özelliklere de sahiptir. Saç ve kafa derisi tedavilerinde kullanılır. Saç büyümesine etki eder.
HAVUÇ YAĞI: ildin bozulmasını önler. Güneş yanıklarının iyileşmesine yardımcı olur. Hücre yenileyici, idrar arttırıcı, kan temizleyici, kan yapıcı ve kolesterolü düzenleyici etkiye sahiptir. Karaciğer ve safrakesesine iyi gelir.
MELİSA: Terletici,kas gevşetici,sinirleri yatıştırıcı ve ateş düşürücü özellikleri vardır. Nefes darlığı ve astımda da kullanılır.
ÇAM: Balgam söktürücü,terletici ve antiseptik özellikleri vardır. Kaslarla ilgili ağrılara iyi gelir ve ferahlık verir. Astım,bronşit,soğuk algınlığı ve gut hastalığı için kullanılır.
SARMISAK: Mikrop öldürücüdür. Yüksek tansiyonu düşürür. İştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Kabızlığı giderir. Kanı temizler, kalp adalesini kuvvetlendirir. Siyatik varis, romatizma, mafsal iltihabında faydalıdır. Ayrıca saç uzamasını sağlar, dökülmesini önler. Saçkıran hastalığına iyi gelir.
HİNDİSTAN CEVİZİ: Hazmı kolaylaştırıcı, bulantı ve kusmayı giderici etkilere sahiptir. İltihaplanmaya karşı etkili olması nedeniyle haricen eklem ve kas ağrılarına ve romatizmaya karşı kullanılır. Fiziksel yorgunluğu giderici etkiye sahiptir. Saç dökülmesinde de etkilidir. Ayrıca pastalara esans olarak kullanılır.
KAYISI: Akneleri temizler, cilde canlılık verir. Nemlendirici özelliğe sahiptir. Bağırsak solucanını öldürür.
MENEKŞE: Mikrop kırıcıdır. Cilt hastalıklarında kullanılır. Egzama ve saç dökülmesinde etkilidir. Kuru saçları nemlendirir, parlaklık ve canlılık verir.
ITIR: Dengeleyici, sakinleştirici, her tür cilt sıkıntısı için faydalı, hormon dengeleyen, adet sıkıntılarına iyi gelen, bedenin su tutması ve selülit için etkindir.
GREYFURT: Kafa karışıklığı, kıskançlık ve hayal kırıklığı gibi olumsuz düşünce durumlarında ilaç olarak kullanılır. Greyfurt, bu durumları yok eder ve canlandırıcı karakteri ile kararsızlık, sürüncemede bırakma ve geçmiş için kaygılanma durumlarında fayda sağlar. Manik ve depresif arasında gidip gelen durumlarda yardımcıdır.
Not: Bu bilgiler doğal yöntemler niteliğindedir. Sağlık sorunlarınızda mutlaka doktora başvurunuz.


Devamını okuyun...>>

BEŞ ADIMDA GÜZELLİK :



Kaşlarınızı alırken fazla incelttiyseniz, saçınıza fazla saç spreyi sıktıysanız, yüzünüzde fazla pudra varsa panik olmayın! İşte, bu ve buna benzer güzellik hatalarını hızlı bir şekilde çözmenin ipuçları!



1- Rujum tüm gece boyunca kalıcılığını nasıl korur?


Rujun uzun süre dayanıklılığını koruması için dudakları öncesinde çok iyi hazırlamak gerekiyor. Bu da kaliteli bir fondötenle mümkün. Az bir miktarda fondöteni dudaklarınıza sürün ve pudra yardımıyla iyice dağıtın. Ruju bir fırçayla uygulayın, böylelikle dağılımın da düzenli olmasını sağlamış olursunuz. Daha sonra rujun fazlasını bir kağıt mendil yardımıyla alın ve rengi ruj fırçasıyla yenileyin.


2- Kirpiklerimin doğal ve dolgun görünümlü olmasını nasıl sağlayabilirim?


Kirpiklere maskarayı sürmeden önce bir baz ürünü kullanmak yerinde olacaktır. Önce kirpiklerinizi bir kirpik kıvırıcıyla forma sokun ardından kirpik besleyiciyi sürün. Maskarayı üç kez sürün. Uygulamayı maskara fırçasını kirpik diplerinden uçlara doğru çekerek yapın.


3- Yuvarlak yüzüme nasıl kontür verebilirim?


Birçok kadın yüzüne kontür verebilmek için bronz pudra kullanmayı yeğliyor. Oysa ürünün içindeki pırıltılı partiküller istenilen sonucu vermiyor. Bunun yerine gölgeleme için asıl fondötenden yarım ton açık ikinci bir fondöten kullanmak gerekiyor. Elmacık kemiklerinin altına sürüldüğünde yüzün şekli olduğundan daha ince bir hal alıyor ve kontürü belirginleşiyor.


4- Fazla alınmış kaşlarımı nasıl düzeltebilirim?


Önce kaşları bir kaş fırçası yardımıyla forma sokun. Böylelikle yaptığınız hataları daha net bir şekilde görebilirsiniz. Ardından tespit ettiğiniz hatalı bölgeleri kahve tonlarındaki bir farla kapatın. Hem daha yumuşak bir görüntü elde etmiş hem de önceden oluşmuş boşlukları kapatmış olursunuz. Son olarak kaş renginize uygun bir kalemle tüyleri küçük dokunuşlarla tek tek çizebilirsiniz.


5- İmdat, uyguladığım kür saç tellerimi ağırlaştırdı!


Saçlara yeniden eski dolgunluğunu ve hareketini kazandırmak için bir fön spreyinin yardımı şart. Kuru saçların üzerine sıkın ve fön makinesiyle kurutun. Saçlarınızı öne eğerek hafifçe kabartın ve spreyle yeniden sabitleyin.


Devamını okuyun...>>

GÜZELLİK MASKELERİ


Para harcamadan doğal yollarla güzelleşmek istiyorsanız işte size bazı formüller...

Yumuşaklık sağlayan maskeler
Yüz soğuğa maruz kalıp tahriş olmuşsa, mutlaka yumuşaklık verici maske uygulanmalıdır.
Nasıl yapılır?
1) İyi cins bir kaşık bal sulandırılmalı ve yüze sürülmeli. 20 dakika böyle kalıp sonra ılık gül suyuna batırılmış pamuk ile yüz silinmelidir.
2) Büyük bir tencerenin yarısına kadar su konup, ocakta ısıtılır. Bu su üzerine oturtularak ufak madeni bir kaba 1 kaşık keten tohumu unu, 2-3 misli su ile karıştırarak hamur haline getirilmeli, ılık halde yüze incecik sıvanmalı. 20 dakika bekletildikten sonra ılık su ile yıkanmalıdır.
3) 3 veya 4 adet olgun muz az ılık su ile ezilerek yüze sürülmeli, 20 dakika bekledikten sonra ılık su ile yüz yıkanmalıdır.
Yüz kırışıklığını önlemek için
1) Bir yumurtanın akı çırpılıp, yüzün kırışmaya yüz tutmuş ya da kırışması muhtemel kısımlarına krem gibi sürülür. Orada kuruyuncaya kadar, 20 dakika kadar bırakılmalı ve ılık su ile yıkanmalıdır. Her 15 günde bir tekrarlanmalıdır.
2) Bir kapta bir yumurta akı, 20 gram iyi zeytinyağı, 15 gram defne suyu ve 10 gram şap (ince dövülmüş) çırpılarak karıştırılır ve krem haline getirilir. Sonra bir tülbente sıvanır ve tülbent elektrik ısıtıcısı ile uzaktan biraz ısıtılır. Bez üzerindeki macun hafif katılaşınca ılık halde yüze konur. 20 dakika sonra çıkarılır ve ılık su ile yüz yıkanır. Her ay 2-3 gece tekrarlanır.
3) Bir yumurtanın sarısı, 1 kahve kaşığı çiğ süt ile birlikte çırpılır ve yüze krem gibi sürülür. 20 dakika tutulup içine 3-5 damla limon damlatılmış su ile yüz yıkanır.
4) Bir fincan havuç suyuna 1 fincan salatalık suyu karıştırılarak pamukla yüze sürülür. 20 dakika sonra yüz ılık su ile yıkanır.
5) Yarım paket pasta mayası, 1 yumurta sarısı ve 1 kaşık zeytinyağı ile karıştırılıp yüze kalınca sürülür. 20 dakika sonra ılık su ile yıkanır. Kuru ve yağsız ciltlere çok iyi gelir.
Yağlı ciltler için yüz maskesi
Marul ince kıyılıp, bez içinde sıkarak suyu çıkartılmalı ve pamukla yüze sürülmeli. Bu, su gözenekleri temizleyerek cildi genç ve canlı hale getirir.
Yüzü renklendirmek için
Yüz renginin güzel ve taze olması için her gün 1 çay bardağı havuç suyu için. Ayrıca mevsimin taze sebze ve meyvelerinin de suyunu sıkarak için. Ara sıra 1 dilim limonu yüzünüzün her tarafına sürün. Yüzü parlatır ve tazelik kazandırır. Ya da gül suyunu koyu çay ile karıştırıp, ya losyon gibi sık sık yüzünüze sürün ya da bir tülbendi buna batırarak, kompres şeklinde yüzünüze uygulayın.


Devamını okuyun...>>

GOZ CEVRESI BAKIMI


Göz çevresinde oluşan kırışıkların bir önemli nedeni de sürekli bilgisayar başında oturmak ve gözleri kısarak ekrana bakmak! Cildin nemini kaybetmesine yol açan bilgisayarın yaydığı ultraviyole ışınları ve klimalı ortamlar da göz çevresinde “iş kırışıklıkları”na yol açan diğer etkenler.İnce göz kırışıklıklarında etkili bir krem olan Orgavital, göz çevresinde kırışıklık görmek istemeyenlerin çekmecesinde durması gereken ürünlerden.Havyar özlü krem Orgavital Health & Beauty’nin göz jeli, içeriğindeki eşsiz vitamin ve minerallerle “iş kırışıklıklarına” karşı mücadele ediyor. Orgavital Göz Jeli’nin formülünde bulunan süt içerisindeki doğal protein “Lactis Protenium” ile hücre metabolizmasını uyararak, ofisten cildimize işleyen zararlı maddelerin hücreden atılarak daha hızlı bir şekilde yenilenmesine yardımcı oluyor.
Doğal alg özleri bilgisayardan yayılan zararlı ultraviyole ışınlardan göz çevresindeki cilt ve cilt altı dokuları koruyarak yaşlanma sürecini yavaşlatır. Havyar özü göz çevresi kırışıklıklarında esas sorumlu olan kolajen yıkımını durdurmayı sağlayan doğal proteinler ve aminoasitler içerdiğinden havyar özü içeriği bu açıdan son derece kilit bir rol oynar. Ayrıca havyar özü bir doğal embriyo maddesi olan vitelline içermekte olup derideki hücrelerin doğal yönde yenilenmesine yol açmakta ve cildin kurumasını önler.


Devamını okuyun...>>

EYELİNER KULLANMANIN PÜF NOKTALARI


Gözlerimizi belirlemek, sabit ve etkileyici bir bakışa sahip olmak için eyeliner oldukça etkili bir makyaj ürünüdür. Tabi doğru kullanılırsa.
Gözlerinizin etrafında siyah bir zırh gibi duran eyeliner ve göz kalemi, kuşkusuz her yaştaki kadının makyaj çantasında en vazgeçilmez malzeme olarak durur. Bazılarımız sürekli kullanırken, bazılarımız da sürmeyi bir türlü beceremediğimiz için bize yakışmadığını düşünürüz. Oysa doğru renk tercihi ve doğru sürüş tekniğiyle, gözlerinizin şeklini ortaya çıkarmanız mümkün...
Eyeliner ve göz kalemi kullanmadan önce bilmeniz gereken en önemli şey, her iki malzemenin de mümkün olduğunca ince çizgilerle çizilmesinin gözü daha güzel göstereceğidir.
Siyah göz kalemi, siyah saçlı, esmer tenli bayanlar için çok uygundur. Esmerler dışındaki bayanlarda bu renkte bir göz kalemi ve eyeliner çok koyu sayılabilir.
Beyaz tenli kadınlar yumuşak kahverengi ya da gri tonlarını tercih etmelidirler. Gece ise, göze sürülen fara uyan renkli bir kalem tercih edilmelidir.
Eyeliner'ı çok ince uçlu bir fırçayla sürmek güzel bir görüntü oluşturacaktır. Eğer eyeliner sürmeyi bir türlü beceremiyorsanız işte size bir öneri, mümkün olduğunca aşağıya doğru bakın ve elinizle gerdiğiniz üst gözkapağınızdaki kirpiklerin dibine mümkün olduğunca yakın bir çizgi çekin.
Bu çizgi göz kuyruğunda sona ermeli, dışa doğru uzamamalıdır. Alt gözkapağına kesin bir çizgi çizmek istemiyorsanız, buraya eyeliner'la yanyana noktalar yapın veya eğrilemesine kısa kısa çizgiler çizin.
Bazen gözün üst kapağındaki kirpiklerin altına çizgi çizilmesi de hoş bir görünüm kazandırır. Bunun da yine ince ve düzgün olmasına dikkat edin


Devamını okuyun...>>

SAÇLARINIZI BOYARKEN YIPRATMAYIN !


Güzelliğin vazgeçilmez unsurlarından olan saçlarınızı güzeleştirmeye çalışırken iyice yıpratmayın. Çünkü saçlarınız kaybetmeyi göze alamayacağınız şeylerin başında gelir.
Kimyasal boyalar mı yoksa doğal boyalar mı, hangisini seçmeli? Saç rengini değiştirmek, beyazları gizlemek veya sadece bir ışıltı yaratmak için en uygun saç boyası nasıl seçilir? Hangi metoda öncelik tanınmalı? Saç sağlığına zarar vermeden nasıl kullanmak lazım? İşte aradığınız bütün cevaplar burada!Kına çok popülerdir. Kınanın avantajı çivit, papatya gibi diğer doğal boyaların saç sağlığına verebileceği tehlikelerin hiçbirini bulundurmamasıdır.
Kına en fazla tanınan doğal saç boyasıdır.Hem saç boyası hem de dövme yapımında kullanılan kına; Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Hindistan’da yetiştirilen bir bitkiden elde edilir. Bu bitkiden elde edilen renkler sarıdan kırmızıya kadar değişirken esmer veya turuncu tonlarından geçer. Bunlar da maun ve kumral yansımalar elde edilmesine neden olur. Birçok doğal boya kına kullanılarak yapılır. Ancak, bu bitki fazla bir renk seçeneği sunmaz; bu nedenle bazı üreticiler kına ile çivit gibi farklı karışımlar yoluna gider. Doğal boyalar saç telinin içine nüfuz etmez, beyaz saçı tam olarak kapatamaz. Ancak saça bir ışıltı ve dolgunluk kazandırır. Dolayısıyla saça bakım yapmaları nedeniyle avantajlıdır. Eğer saçınızı boyamak değil de sadece kuvvetlendirmek istiyorsanız nötr kına uygulayın: boya maddelerinden arınmış kına saçınızı boyamaz.Doğal boyaların özelliği, sentez ile elde edilmiş boyalara oranla çok daha ufak moleküllerden oluşmasıdır. Bu özellik onların saç telinin tümüne ve özellikle saç telini oluşturan kabuğa nüfuz etmelerini sağlar. Böylece direkt boyaların yaptığı gibi saç renginin geneliyle bütünleşirler.Doğal boyalar şampuanlamayla yok olur. Düzenli olarak kullanılırsa yoğunlukları artar; çünkü saçta halen var olan boyanın üzerine tutunurlar. Böylece doğal boyalar, saçın genel bütünlüğünü bozmadan saç renginin sabit tutulabilmesi açısından yararlıdır.Kimyasal boyalara oranla daha uzun bir bekleme süresiyle uygulanmalıdırlar. Bu süre genellikle bir saat olmasına rağmen, her şey saçınızın doğal rengi ve kalitesine bağlı olarak dikkatle uygulanmalıdır. Örneğin açık renk saçta “havuç turuncusu” gibi bir sonuç istenmiyorsa, uygulama süresi kısa tutulmalıdır.Doğal boyayla boyanmış bir saça kimyasal boya uygulandığında, kutuda belirtilen süreden daha uzun bir uygulama süresine ihtiyaç vardır. Kimyasal bazlı boyanın kuvvetlenen saça nüfuz etmesi ve bunu aşması daha uzun süre tutar. Beklenen neticeyi almak bazen birkaç denemeyle mümkün olur.


Devamını okuyun...>>

Google

 

Adet Düzensizliğine bitkisel karışım

Bitkisel karışımlı tedavi

www.bitkileringucu.blogspot.com


 

Selüliti önleyen biberiye tarifi

Selüliti önleyen biberiye tarifiyle güzelleşin

www.bitkileringucu.blogspot.com


 

Büyük göğüslere bitkisel çözümler

Diri gögüslere sahip olmak rüya değil

www.bitkileringucu.blogspot.com



Sa?l?k Bilgileri
YASAL UYARI
Buradaki bilgiler tavsiye olup tedavi amaçlı değildir. Uygulamaların sorumluluğu site sahibine ait değildir. Sağlık sorunlarınız için mutlaka bir hekime danışınız