SOĞUK ALGINLIĞINA BİTKİSEL ÇÖZÜMLER


Isırganotu: Çok yönlü ısırgan otu bedenin savunma sistemlerini güçlendirir ve soğuk algınlığının bulaşmasına karşı önlem olarak kendini yeterince kanıtlamıştır.
Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış ısırganotu yaprağı, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Günde iki litreye yakın miktarda ısırganotu çayı rahatlıkla içilebilir. Bu amaçla demlenen çay bir termosta sıcak durumda muhafaza edilebilir.
Civanperçemi: Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış civanperçemi, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Gün boyunca 3-4 bardak taze demlenmiş civanperçemi çayı soğutulmadan yudumlanır.
Ihlamur: Yarım tatlık kaşığı ince kıyılmış ıhlamur, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3-4 bardak taze demlenmiş ıhlamur çayı, balla tatlandırılarak elden geldiğince sıcak içilir.
Ev reçetesi: 10-15 dakikalık sıcak ayak banyoları yapılır. Su dayanılabilecek kadar sıcak olmalı ve sürekli sıcak su eklenerek soğuması önlenmelidir.
İsveç Şurubu: Soğuk algınlığında, bir kaşığa İsveç Şurubu damlatılır ve açık ağızla şurubun kokusu içe çekilir.
Civanperçemi çayına eklenerek günde 3 çay kaşığı şurup alınır. Öğünlerden yarım saat önce yarısı ve yarım saat sonra öteki yarısı içilen yarım bardak bitki çayına bir çay kaşığı şurup eklenir. Böylece, üç öğünde toplam 3 çay kaşığı İsveç Şurubu içilmiş olur


Devamını okuyun...>>

ZAYIFLAMA ÇAYI


ZAYIFLAMA ÇAYI
Metabolizmayı dengeleyici olarak, kiloyu dengeleyen, kişiyi rahatlatan, sağlıklı ve genç kalmasına yardımcı olan bir çay. Genel metabolizma üzerinde dengeleyici etki yaparak kiloyu normalleştirir. Yağlanmaya yatkın olan ve zayıflamak isteyen kişilere uygun bir bitki çayıdır

Kullanılması gereken bitkiler:
15g Barutağacı kabuğu,
* Frangula alnus 10g Kuşburnu 15g Tang,
** Fucus vesiculosus, bir tür deniz yosunu 8g Ebegümeci yaprağı 15g Böğürtlen yaprağı 15g Ahududu yaprağı, Rubus ideaus 19g Funda, Calluna vulgaris, çiçek ve yaprak 7g Isırganotu yaprağı 3g Sarı Kantaron, Hypericum perforatum, çiçek, yaprak ve sap
*Almancada Tang olarak bilinen bu deniz yosunu türünün öncelikle sağlığa zararlı olabileceği ve kesinlikle yararsız olduğu için kullanılmaması gerektiğini düşünüyorum. Alman Federal Sağlık Bakanlığı da(BGA) bitkinin kullanılmaması gerektiğini savunmaktadır. Bu bitki yerine, yine iyot içerikli olan orman sarmaşığı yaprağı 5g kullanılabilir.
**Barutağacı kabuğu ülkemizde güvenilir bir bitki satıcısından temin edilmelidir. Ayrıca, Latince adı verilerek yurt dışındaki (örneğin Almanya) eczanelerden de temin edilebilir.)
Zayıflama çayının kullanılışı: Çok ince kıyılmış bitkiler iyice harmanlanır. Yarım tatlı kaşığı bitki karışımı, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 1 bardak çayla başlanır, 3 bardağa kadar çıkarılır, dozaj 6 hafta sürdürülür ve kademeli olarak yine günde 1 bardağa inilir. Bu çay, normal kiloya ulaşıldıktan sonra da günde 1 bardak olarak sürekli içilebilir. Zayıflama çayının etkisinin arttırılabilmesi için haftada 1-2 sıcak banyo alınır ve banyo sonunda tüm bedene tam masaj uygulanır. Zayıflama Çayı 1 su bardağı su için 1-2 adet avakado yaprağı 1 çay kaşığı yeşil çay Küçük bir tutam kiraz sapı Küçük bir tutam mısır püskülü 1 çay kaşığı rezene tohumu Hepsi birlikte hafif ateş üzerinde 1-2 dakika kaynatılacak. Fokurdamaya başladıktan sonra altını kapatın. 3-4 dakika demlemeye bırakılacak. Şekersiz olarak içilecek. İster aç karnına ister tok karnına içebilirsiniz


Devamını okuyun...>>

Ayurveda Uzmanı Dr. Ender Sarac’tan Zayıflama Önerileri


Ayurveda Uzmanı ve Aile Hekimi Dr. Ender Saraç “Zerdeçal, nane ve yeşil elma kokularını günde 25-30 kere derin derin içinize çekerek, iştah merkezini rahatlatabilir, açlık hissinizi bastırabilirsiniz” Ayurveda Uzmanı (Yaşam Bilgisi) Dr. Ender Saraç, kilolu insanların vücut tiplerine göre beslenerek zayıflamaları gerektiğini söylüyor. Bu konuda “Sağlıklı Zayıflamanın Sırları” adlı bir de kitap yazan Dr. Saraç, bilinçsiz diyet uygulamalarının zararına dikkat çekiyor.
Kalori hesabına dayalı, kısa süreli, klasik diyetlerin handikapları neler?
Artık devir sadece kalori hesabına dayalı klasik diyetle zayıflama devrini geçti. Beden tipinize uygun, yaşa, cinsiyete uygun, mevsime uygun ve yaşamsal özelliklerinize uygunsağlıklı ve bilinçli doğal beslenme var artık. Çünkü sadece kalori hesabına dayalı diyetlerle zayıflıyorsunuz ama sonra verdiğiniz kiloları fazlasıyla geri alıyorsunuz.
Siz hastalarınıza kilo verdirmek için beden tiplerinden yola
çıkıyorsunuz. Bunu biraz açıklar mısınız?
Standart diyetleri doğru bulmuyorum ben. Uzmanlık alanım olan Ayurvedaya göre, belli beden tipleri var. Mesela birçok insan “Ender bey, bütün günü aç geçiriyorum, sadece salata yiyorum, bir türlü zayıflayamıyorum” diye geliyor bana. Yediklerine ve vücut tipine bir bakıyorsunuz; aslında tere, roka gibi yeşil salataları hiç yememesi gerekiyor. Yani açkalıyor ama vücut tipine uygun olan gıdaları yemediği için zayıflayamıyor. Halbuki, doğru bir sisteme geçtiğinizde, tıkır tıkır, sağlıklı bir şekilde kilo vermeye ve sağlığına kavuşmaya başlıyor.
Sizce zayıflama konusunda yaptığımız en önemli yanlış hangisi?
Zayıflama işi biraz disiplin ister. Türk toplumundaki en büyük problem ise, disiplin eksikliği. Diyetleri nisan mayıs aylarında, iki aylık bir heves şeklinde yapıyoruz. Ondan sonra uzun kollu, kat kat giyilmeye başlandığı anda, olayı rafa kaldırıyoruz. Ve sonratekrar dengemiz bozuluyor. Doğru yaşam biçimini edinmez veya doğru beslenme felsefesini benimsemezseniz, en iyi diyetisyenlere, en iyi doktorlara, merkezlere bile gelinse, bir yere kadar işe yarar. Şunu kabul etmek gerek: İki ay çok yoğun diyet yapıp, bıkıp, yorgun düşmek yerine, yılın 12 ayına daha az kurallı, doğru, boğucu olmayanbir yaşam biçimi ve doğru beslenme felsefesi şeklinde yaymak daha sağlıklı.
Sadece bilinçli beslenme yeterli mi?
Bilinçli beslenme işin en önemli ayağıdır. Fakat sadece doğru beslenmeyle olmaz; mutlaka düzenli egzersiz de gerekir. Şok diyetler, açlık rejimleri, zamana karşı yarışan diyetler, tek gıda rejimleri, 10 gün lahana çorbası, karpuz diyeti, karbonhidrat diyeti, sadece protein diyeti, bütün bunlar yanlış. Dengeli beslenilmeli. Ama sadece bilinçli diyetle de olmaz, düzenli egzersiz, yürüyüş yapılmalı. Haftada üç- dört gün,
bir buçuk saat civarında orta sporlar; mesela tempolu yürüyüş, hafif koşu, fitness, aerobik, yüzme, neden zevk alınıyorsa, o spor
yapılmalı.
Spor yapılan saatin herhangi bir önemi var mı?
Evet, var. Ayurvedaya göre, sabah 6 ile 10 ya da 18.00 ile 22.00 saatleri arasında daha çok yağ yakıyoruz. Çünkü bunlar Ayurveda’ya göre vücudun ‘kapha’ saatleri, yani daha çok biriktirme, yağlanma saatleri. Bu saatlerde metabolizmayı ısıttığınızda daha iyi sonuç alınıyor. Egzersizden bıkmamaya çalışın. Çılgınca egzersiz yapmayın, sporu zamana yayın. Çok ağır egzersiz ve çok ağır spor yanlış. Çünkü vücudu hem çok aç olmak savunmaya sokar, hem de aşırı ağır egzersizler savunmaya sokar. Çünkü vücut bunları bir tehdit olarak ele alır. Bu nedenle, mutlaka düzenli yapılan egzersizlere ağırlık vermek lazım.
Sizce zayıflamanın en önemli kriteri nedir?
En önemli şey, bu fikre hazır ve zayıflamaya kararlı olmak. Bana zayıflamaya gelenlere, ilk önce şunu soruyorum: “Hazır mısınız, kararlı mısınız?” Eğer gerçekten hazırsanız ve kararlıysanız bu işe başlayın. Şişmanlıkta şöyle bir şey saptıyorum: İnsanın sinirsistemine bir virüs bulaşmış gibi oluyor, bilgisayar virüsü gibi… Bu virüs sizin kilo vermeniz için gerekli olan doğru davranış, beslenme ve hareket alışkanlıklarınızı olumsuz etkiliyor. “Boş ver şimdi yürüme, sonra yürürsün”, “Bu çikolatalı kek çok güzel; bir
dilim daha ye” gibi uyaranları gönderiyor adeta. Onun için ilk başta bu virüsleri silmek lazım.
Zayıflamaya karar verenlere destek olacak, cesaretlerini artıracak destek yöntemler de var mı?
Evet, bitki çayları, doğal ve bitkisel zayıflama preparatları…
Doğal bitki özlü çayların hepsi zayıflama sürecinde tüketilebilir mi?
Piyasada tanınmış firmaların hazırladıkları form çaylarının formülleri güzel. Günde iki-üç fincan içilebilir. Birkaç hafta içip, ondan sonra ara vermek gerekir. Bunun dışında, mesela gazımız varsa rezene çayı, iştahımız çok fazlaysa ıhlamur çayı, sindirimimiz zayıfsa zencefil çayı, hormon krizlerinden dolayı daha çok yiyorsak adaçayı, metabolizmayı canlandırmak için yeşil çay, bağırsakları çalıştırmak için sinameki çayı, şekerimiz çok yüksekse kekik çayı gibi bitkisel çayları tüketebiliriz.
Diyetlerde baharatların yeri nedir?
Baharatlar çok önemli. Mesela zencefil yağları yakar, zerdeçal karaciğerden toksin attırır,biberiye iyi bir antioksidandır, kekik şekeri düşürür, sarmısak zayıflamaya yardımcı olur. Bir de özel ayurveda tabletleri var. Bunlar, zayıflamaya yardımcı, yan etki oranı son derece düşük olan, güvenilir doğal preparatlar. Bu tabletler de metabolizmayıcanlandırıyor, aynı zamanda kişinin incelmesine ve iştahının azalmasına katkıda bulunuyor.
Kişi zayıflamak istiyor, öğün saati değil ama çok acıktı. Açlığını bastırmak için yapabileceği bir şey var mı?
İştahı azaltan ve zayıflamaya yardımcı bir ipucu şudur: Zerdeçal, nane ve yeşil elma
kokularını günde 25-30 kere derin derin içinize çekerek, iştah merkezini rahatlatabilirsiniz.
Bu karışım tokluk hissi mi yaratıyor?
İştah merkezini sakinleştiriyor. Almanya’da yapılan bir araştırmada yeşil elma ve nane koklayan kişilerin, (bunların aromatik yağları da olabilir) daha hızlı kilo verdiği saptanmış.


Devamını okuyun...>>

KÜÇÜK GÖĞÜSLERE BİTKİSEL ÇÖZÜM


*Tıptaki gelişmeler doğal maddelerle göğüs büyüten,hiçbir riski olmayan ameliyatsız bir tedavi alternatifi ortaya çıkardı.Kadında hormon metobolizmasında dengeleyici etkisinden dolayı uzun yıllardır kullanılan yan etkisiz 8 bitkinin uyumlu kompozisyonu ile elde edilen preparat(probust) bugün göğüs büyütmek için başarıyla kullanılıyor.
*California Bradford Research Institute'den Prof Dr.Robert Bradford'un araştırmasına göre bu bitkisel karışımla yüzde 82 olguda 9 ay içerisinde göğüslerde 7,5 cm büyüme oluyor.
*Aynı preparat regl dönemi gerginliğinide vakaların yüzde 95 inde çok aza indirmiş.Bitkisel kompozisyon damiana, melekotu(dişi ginseng) oğul otu, aslan kuyruğu,boston otu testere palmiyesi,yams kökü,karahindiba karışımı bitkileri içeriyor.
HANGİ BİTKİ NE İŞE YARIYOR?
DAMİANA:Özellikle afrodizyak olarak tanınır.Günümüzde birinci sırada kadın rahatsızlıklarında kullanılıyor.
MELEKOTU:Kadın rahatsızları en önemli kullanım alanı,dolaşım bozukluğu, diabet,kabızlık ve kanserde kullanılıyor.Kadında hormon metobolizmasına etki gösterir.
OĞUL OTU:Antibiyotik özelliği vardır.Huzursuzluk korku ve yara iyileşmesinde kullanılır,kas spazmlarını çözer.
ASLAN KUYRUĞU:Çayı yıllardır kalp rahatsızlıkları ve kadın hastalıklarında kullanılıyor
BOSTAN OTU:Çok eski yıllarda sarılık,mide/böbrek rahatsızlıkları migren problemlerinde kullanılıyordu,şimdi ise kadın rahatsızlıklarında kullanılıyor
TESTERE PALMİYESİ:Çok sayıda sağlık problemlerinde kullanılıyor,erkeklerde prostas sorunlarında kısırlık ve iktidarsızlık için kullanılıyor.Bu etkin bitki kadında bir dizi tedavi olanakları sağlıyor.Meme bezlerinin gelişmesine etkisi olur.
YAM KÖKÜ:Meksika'da eski yıllarda chiapas kabilesi kadınların doğum yapması sırasında bu bitkiyi kullanıyordu,kadınlarda hormon yapımını uyarıcı etkisi var ve memeleri büyütüyor
KARA HİNDİBA:En önemli ekisi karaciğer üzerinedir.Safra akışını düzenler,Hindistanda karaciğer hastalıklarında sıkça kullanılır.Vitamin ve minaral bakımından zengindir.
Zararlı kimyasal ilaçlara,oparatif müdahalelere ve implantlara karşı doğal bir altarnatif olup,güzel göğüslere sahip olmak için ideal bir yöntemdir.Kapsüllerden 6 ay süresince günde 2 kez 3'er kapsül alınır.Etkiyi arttırmak için kremleriyle birlikte kullanılabilir.


Devamını okuyun...>>

GÖZALTI TORBALARINDAN NASIL KURTULURSUNUZ ?


Gözaltı torbalarının şiş görünmesinin birçok nedeni olabilir. Nedenleri doğru belirlenip uygun tedavi edildiği takdirde sorun çözülür.
Gözü besleyen kanalların yavaş akması sonucu gözlerde şişlik oluşabilir. Sürülecek bir solüsyon ile ilgili kanalların daha iyi akışı sağlanabilir. Derin nefes alma, masaj ve egzersiz de size yardımcı olur. 10 kez derin nefes alın, 10 kez gözlerinizi altından ve üstünden kukla oynatır gibi çekin. 10 dakika içinde en iyi kremden daha etkili olduğunu göreceksiniz.
Eğer düz bir zeminde veya yüz aşağı yatarak uyuduysanız, sıvı gözlerinizde birikmiş olabilir. Şekerleme yaparken başınızın dik olmasına dikkat edin.
Her yemekte tuzluk kullanıyor musunuz? O halde bu da gözlerinizin şişmesine neden olabilir. Tuzu ve diğer sodyum içeren yiyecekleri azaltın. Sushinizi yerken soya sosuna batırmak da aşırı sodyum almanıza neden olabilir.
Aşırı su içmek de diğer önemli bir nedendir. Aşırı alınan su sistem tarafından dışarı atılmaya çalışılır. Bu nedenle ne kadar su içtiğinizi akılda tutmaya çalışın.
Gözlerdeki şişlik kızarmış gözlerle ilişkilendirilebilir. Her iki sorunda yanmayı önleyici salatalalık veya papatya gibi malzemelerle giderilebilir. Göz kapaklarınızın üzerine papatya çayı veya kahve poşeti de koyabilirsiniz. 4 dakikada şiş gözler ve kızarıklık sorununuz giderilecektir.
Şiş gözler yaşınızla da ilişkili olabilir, bu nedenle profesyonel tedavi uygulanması gerekebilir. Şişlik yağla ilgiliyse cerrahi müdahale gerekebilir. Bu tip şikayetleriniz varsa doktorunuzla konuşmalısınız.
Son olarak da, gözaltı şişlikleri için hemoroid kremi kullanmanın faydalı olup olmayacağı merak ediliyor. Bu tür kremleri tercih ediyorsanız dikkatli olmalısınız. Denemek istiyorsanız, alerjik reaksiyonlar ile göz çevresinin çok hassas bir cilde sahip olduğunu gözönünde bulundurmalısınız. Özellikle düğün günü kesinlikle kullanmayın, gözaltı şişliğinizi tercih eder duruma düşebilirsiniz


Devamını okuyun...>>

TİBETİN GENÇLİK PINARI 5 HAREKET


Yaşınız ve fiziksel durumunuz ne olursa olsun gençlik, sağlık ve canlılık kazanmak için her gün kısa bir süre de olsa bu egzersizleri uygulayabilirsiniz. Bu hareketleri gerçekleştirirken yavaş ve derin soluklar almak yeterli. Soluk alıp vermenin bu hareketlerin yararları arasında doğrudan bağlantısı var.
Peter Kelder'in yazdığı "Tibet'in Gençlik Pınarı" (orijinal adı: Ancient Secret of the Fountain of Youth ) adlı kitapta yer alan, emekli bir İngiliz subayı tarafından Batı’ya aktarılan beş Tibet egzersizinin çok büyük yararları var. Dünyada ilgiyle okunan kitapta sağlık için gerekli fiziksel hareketlerin yani sıra beslenme sırları da var.....
Başlangıçta her hareketin 3 kez yapılması tavsiye ediliyor. Daha sonra her hafta tekrar sayısını 2 şer arttırarak 21 tekrara ulaşıncaya kadar arttırmaya devam edin.Yani 2.hafta her hareketi 5 kez,3. hafta 7 kez, 4. hafta 9 kez ve bu şekilde arttırmaya devam edin 10 hafta sonra her hareketi 21 kere yapabilir duruma geleceksiniz.
Bu 5 hareketi tamamladıktan sonra ılık yada serin suyla duş almanız tavsiye ediliyor. Ama asla soğuk suyla yıkanmayınız.

Faydaları : Dolaşımı geliştirerek varisli damarlar, osteoporoz ve bas ağrılarına iyi geliyor. Her gün yapmak tüm bedeni gençleştiren bir süreci başlatabilir.
Uygulanışı : Kollarınızı iki yana açarak avuç içleriniz yere bakacak şekilde saat yönünde dönün. İkinci hareketFaydaları : Tiroit bezi, böbreküstü bezleri, böbrekler, sindirim organları ve prostat ile rahmi de içine alacak şekilde cinsel organlar ve bezler üzerinde onarıcı bir etkisi var. Arterit, osteoporoz, düzensiz regller, menopoz semptomları, sindirim ve bağırsak sorunları, sırt ağrısı, bacak ve boyunlardaki sertliğe iyi geliyor.
Uygulanışı :
1-
Sırtüstü yatarak ellerinizi vücudunuzun yanına koyun.
2-Çenenizi göğsünüze doğru yaklaştırın
3-Bacaklarınızı yere dik olacak şekilde kaldırırken dizlerinizin dik olmasına gayret edin
Üçüncü hareket
Faydaları : İkinci gibi üçüncü de tiroit bezlerini, böbreküstü bezleri, böbrekleri, sindirim sistemi organlarını ve prostat ile rahmi de içine alarak cinsel organları gençleştiriyor. Menopoza girmiş ve düzensiz veya tembel regl dönemleri geçirme eğilimindeki kadınlar için özellikle iyi.
Uygulanışı :
1-Vücudunuzu dik tutarak dizlerinizin üzerinde durun.Ellerinizi kalçalarınızın altına dayayın
2-Çenenizi göğsünüze yaklaştırın.
3-Başınızı yavaşça mümkün olduğu kadar geriye doğru eğerken,sırtınızı arkaya doğru esnetin.

Dördüncü hareket: Faydaları : Tiroit bezi, sindirim sistemi, prostat ile rahmi de içine alacak şekilde cinsel organları ve bezleri dolaşım ve lenfatik akış üzerinde canlılık veren bir etkisi var. Karın bölgesini, uylukları, kolları ve omuzları güçlendirir. eğer sinüs tıkanıklığınız varsa bu hareketin burun deliklerinizi açtığını da fark edebilirsiniz.
Uygulanışı :
1-
Bacaklarınızı ileriye doğru uzatarak yere oturun.Ayaklarınız hafifçe aralık olsun ve ellerinizi yere koyun
2-Çenenizi göğsünüze doğru eğin.
3-Başınızı mümkün olduğunca arkaya doğru eğin.
4-Kollarınızı düz tutarak ayak tabanlarınızı ve ellerinizi yere basarken dizlerinizi kırın ve gövdenizi yere paralel olacak şekilde havaya kaldırın.Adalelerinizi bir süre kasın ve ardından gevşeyin.
Beşinci hareket:


Faydaları : bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkisi olan dolaşım ve lenfatik akışın geliştirilmesine yardımcı olur. Derin soluk alıp vermeyi, enerji ve canlılığı uyarır. Diğer hareketlerde olduğu gibi özellikle menopoz ve düzensiz regl dönemleri semptomlarını hafifletiyor.
Uygulanışı :
1-Kollarınız dik ve bedeniniz aşağı sarkmış halde ( kobra yılanı ) şeklinde durun. Avuçlarınızı yere koyun. Başınızı yumuşak bir şekilde mümkün olduğu kadar geriye yatırın.
2-Ayaklarınızı ve ellerinizi oynatmadan,kalçanızı yukarıya kaldırın ve vücudunuzla ters v şekli meydana getirin.Çenenizi göğsünüze doğru yaklaştırın.


Devamını okuyun...>>

HANGİ SAATTE NE YİYELİM?


DR. MURAT TOPOĞLUYLA DOĞRU VE ZAMANINDA BESLENME
Aldığımız kilolar tabi ki en çok gün içinde yediklerimizle ilgili, ancak önemli bir diğer noktada bu besinleri hangi saatlerde tükettiğimiz...

Çünkü günün belli saatlerinde metabolizmamız çok hızlı çalışırken, geri kalan zamanlarda oldukça yavaş hareket ediyor.
Doğru zamanda doğru besinleri aldığınızda enzimler harekete geçiyor ve vücuttaki yağlar çok daha kolay yakılıyor. Ayrıca besinlerin doğru zamanda yenilmesi ile kilo ve hazımsızlık gibi problemler de ortadan kalkıyor.Yani kısacası artık ne yediğimizden çok ne zaman yediğimiz daha fazla önem kazanıyor.
O zaman hangi saatte ne yiyelim?
Sabah : Metabolizmanın oldukça hızlı olduğu ve enerji gereksinimimizin de fazla olduğu sabah saatlerinde güne iyi bir kahvaltı başlamak gerekir. Kahvaltıda kepekli ekmek, peynir, domates, salatalık hem tok tutmaları hem de besleyici olmalarından dolayı mutlaka tüketilmelidir. İlk yendiklerinde tok tutuyor gibi görünmelerine rağmen sonradan açlık hissini uyandıran bal, reçel gibi şekerli besinlerden uzak durmak ya da çok az miktarda tüketmek gerekir.
Öğle :Öğlen saatlerinde de vücudun kalori yakma hızı oldukça yüksektir. Bu nedenle günlük enerji ihtiyacımızın üçte ikisini bu saate kadar tüketmemizde yarar vardır. Öğlen yemeğinde et ve ekmek grubu ağırlıklı beslenmek daha doğrudur. Çünkü bu besinlerin kalori değerleri yüksek olduğundan bu saatlerde daha kolay sindirilirler.
İkindi : İkindi vakti yani saat 16.30-17.00 civarında kan şekerinde bir düşüş olabilir. Bu nedenle bu öğünde meyve, küçük sandviçler yada bisküvi ile bunu önleyebilirsiniz. Ancak diyet döneminde bisküvi vb. yüksek kalorili yiyeceklerin light olanlarını tercih edebilir ya da normal olanların miktarını sınırlayabilirsiniz.
Akşam :Akşam saatlerinde metabolizma işlevleri yavaşlar. Bu nedenle bu saatlerde fazla aşırıya kaçmadan yemek yenmelidir. Sebze yemekleri, salata, çorba, ya da ızgara et gibi kolay hazmedilen besinler küçük porsiyonlar halinde tüketilmelidir. Ancak maalesef Türk Toplumu olarak akşam yemeklerini çok daha ağır yemekleri fazla miktarda yiyoruz. Yemek sonrası hareket de fazla olmadığı için yediklerimizin tamamı sindirilemiyor ve yakılamıyor.
Özellikle bir de akşam yemeğinden sonra sürekli bir şeyler yenmeye devam ettiğinde durum daha da karmaşık bir hale dönüşüyor. Burada önemli olan doğru besinleri seçebilmek...Gün içerisinde herhangi bir öğünü atlamamak gerekir. Çünkü atlanan her bir öğün diğer öğünlerdeki besin tüketimini arttırır. Özellikle sabah ve öğle öğünlerini atlayarak akşama yüklenmek ( yani pek çoğumuzun yaptığı gibi ) yapılacak en yanlış davranıştır.Yapılması gereken ise; yiyeceklerimizi öğünlere bölmek ve yüksek kalorili olanları akşama bırakmamaktır.

kaynak.murat topoğlu


Devamını okuyun...>>

DOĞAL NEMLENDİRİCİ BAL


Eğer cildinizi olması gerekenden fazla nemlendirirseniz cildinizdeki gözeneklerin kapanmasına neden olursunuz. Mevsimler değiştikçe nemlendirme şekilleri değişmelidir. Nemlendirici kremi cildinizin her yerine sürmenize gerek yok. Alnınız ve yanaklarınız çenenize oranla daha fazla kurumaya yatkın bölgedir.
Suyu kendine çeken bal çok iyi bir nemlendiricidir. Bal, hem kuru hem de yağlı ciltlere faydalıdır. Cilde düzgünlük verir, yumuşatır ve besler. İçindeki organik asitler ve enzimler kozmetik açıdan balın değerini arttırır. Yüzü soluk olanlar yanaklarına pembelik gelmesi için baldan daha iyi bir nemlendirici bulamaz. Balı yüze yaydıktan sonra parmak uçlarıyla hafif hafif vurarak, cilde yedirmeli, iki-üç dakika bekledikten sonra önce ılık sonra soğuk su ile yüzü yıkamalı. Bu yöntem kan dolaşımını hızlandırır. Sonuç olarak cilt hafif pembeleşir, şeffaflaşır ve adeta bir bebek cildi gibi olur.
Cildiniz için haftada bir gün şu formülü uygulayabilirsiniz: Bir adet salatalığı kabuğu ile rendeleyin. Bir çay kaşığı bal ve bir çorba kaşığı mısır nişastasını içerisine katıp karıştırın. Saçlarınızı toplayın. Karışımı ensenizden başlayıp boynunuza ve yüzünüze sürün. Bu arada göz çevresini koruyun. 20 dakika sonra yıkayın. Cildiniz canlanacak, temizlenecek ve nemlenecektir. Bu formül her türlü cilt için uygulana bilir.
Arı suyun elde edilişi: Büyük bir çelik tencereye içme suyu doldurun, kapağını sıkıca kapatın ve ocağın üstüne koyup kaynatın. Su kaynayınca kapağı açın ve kapaktaki damlacıkları temiz bir kapta toplayın. Bu işlemi ihtiyacınızı karşılayacak suyu elde edinceye kadar tekrarlayın.


Devamını okuyun...>>

MEVLANA ÇİÇEĞİ


Kırşehir'de, Makine Mühendisi Ömer Çetiner tarafından çekilen çiçek resminde ortaya çıkan semazenler, görenleri hayrete düşürüyor.
Yaklaşık 2 bin adet takvim yaptırarak kişi ve kurumlara hediye eden Çetiner, vatandaşların yoğun ilgisi nedeniyle tekrar bir çalışma yapacağını söyledi.
Çetiner, çektiği resimler içerisinde en fazla yapraklarında semazenlerin görüldüğü Sütleğen Çiçeği'nin ilgi odağını kaydederek, "Sütleğen dediğimiz otta görülen semazenler görenleri ve beni hayrete düşürdü. Dünya Semazen Yılı'nda böyle bir resim yakalamak beni gururlandırıyor.


Devamını okuyun...>>

CİNSEL GÜÇ İÇİN BİTKİSEL ÇÖZÜMLER


• Trafik, iş stresi, ekonomik sorunlar cinsel yaşamı kabusa dönüştürüyor. Cinsel sorunların ortaya çıkmasında psikolojik faktörler de önemli ölçüde rol oynuyor.
• Şifalı bitkiler, stres nedeniyle cinsel isteksizlik yaşayanların imdadına yetişiyor. Sağlıklı bir cinsellik için karanfil, tarçın, ısırgan otu, fesleğen gibi bitkilerden karışımlar yapılıyor
Erkekler için...
Ginseng: Yorgunluğun atılmasını, cinsel organın kanlanmasını ve erkeğin zindelik kazanmasını sağlıyor. Jel, kapsül, tablet veya tamamen doğal formunda kullanılıyor. 1-2 haftalık kürler şeklinde uygulanıyor.
Zencefil: Cinsel soğukluğu giderici, vücudu ısıtıcı, canlandırıcı. Yemeklere baharat olarak katılabilir. Balla karıştırılıp yenebilir. Kullanım süresi bir hafta-10 gün.
Isırgan otu: Toksinlerin vücuttan atılmasını kolaylaştırıyor. Karışımlarda, salata veya çay olarak tüketilebilir. Kullanım süresi serbest.
Çakşır kökü: İstek artırıcı. Genellikle suyu içiliyor. Birkaç hafta tüketiliyor. Kadınlar için...
Karanfil: Cinsel bölgede enerjiyi dengeliyor. Toksin atılmasına yardımcı oluyor. Taneyle tüketiliyor. Uzun süre kullanılabilir.
Kişniş: Cinsel bölgede enerjiyi dengeliyor. Baharat olarak tatlılara ve yiyeceklere katılabiliyor.
Tarçın: Cinsel bölgede enerjiyi dengeliyor. Kabuk ve toz olarak tüketilebilir.
Fesleğen: Canlandırıcı etkisi var. Baharat olarak kullanılıyor.
Susamyağı: Masajla dolaşımı canlandırır. Bazı noktalarda cinsel uyarıcı etkisi yapıyor. Ilındırılmış yağ olarak kullanılıyor.
Egzersiz yapın!
• Sağlıklı bir cinsel yaşam için şifalı bitkilerin yanı sıra egzersiz de yapmalı. Hafif ve fazla yorucu olmayan bir egzersiz programı yürütmek faydalı olur.
• Ağır egzersizlerle yağ dokusu hızlı bir şekilde azalıyor. Bu da cinsel performansın düşmesine neden olabiliyor. Yoga, meditasyon gibi gevşeme tekniklerinden yararlanılabilir
İşte, erkeklere özel formül
• 1 kg. iyi kalitede bal içine 250 gr. toz zencefil, 100 gr. toz zerdeçal, 50-60 gr. kabukları ayıklanmış ve dövülmüş kakule.
• 1-2 gr. hakiki safran, 50-60 gr. dövülmüş kişniş, 1-2 tatlı kaşığı arısütü, 2 tatlı kaşığı polen ,100 gr. kabuksuz, dövülmüş antep fıstığı ve 100 gr. çamfıstığı katın. Tümünü tatlı kaşığıyla karıştırın.
• Işık görmeyecek biçimde serin ve loş bir ortamda saklayabilirsiniz. Günde 2 kez (Sabah ve akşam) bir çorba kaşığı kadar yenebilir.
Mum ışığı şart değil!
• Cinsel hayatı renklendirmek için, partnerinizle birlikte, mum ışığında, bir şişe kırmızı şarap eşliğinde müzik dinlemek dışında başkaca yol yok mu? Elbette var!
Cinsel gücü artırma potansiyeli en yüksek olan üç besin maddesi
Bal: Balın özel gücü, içerdiği bor mineralinden geliyor. Bu mineral, vücudun kadınlık hormonu östrojeni salgılamasına yardımcı oluyor. Bazı araştırmacılara göre, bal vücudun enerji seviyesini yükseltirken, cinsel isteği de artırıyor.
Çikolata: Çikolata da elbette 'şehvetli' besinler arasında yer alıyor. 'Phenylethylamine' adlı bir kimyasal madde içeriyor ki, bu madde beynin orgazm sırasında da salgıladığı 'dopamine' adlı bir kimyasalın salgılanmasına yardım ederek, insana mutluluk hissi veriyor, cinsel heyecanı artırıyor.
Kırmızı biber: Hepimizin bildiği gibi, acılı gıdalar kalbin hızlı atmasını sağlıyor, enerji veriyor. Kırmızı bibere acılığını veren 'capsaicin' adlı madde ise, aynı zamanda beynin endorfin hormonu salgılamasına yardım ediyor.
Fındık mucizesi
• Afrodizyaklar kadar vitaminler de cinsel sağlık üzerinde etki. Erkeklerde öncelikle E vitaminin canlandırıcı etkisi bulunuyor.
• Hap olarak alınabileceği gibi antepfıstığı, badem, ceviz ve fındık E vitamini yönünden zengin. Özellikle fındık, E vitamininin yanı sıra bazı değerli minarelleri içeren ve en önemlisi doymamış yağ asitlerine sahip bir besin.
• B vitaminleri de vücudun yorgunluğunu atarak bedenin canlı ve zinde kalmasını sağlıyor.
Erotizm yiyeceklerden ayrı düşünülemez
Afrodit / Afrodizyak Yazılar / Afrodizyak YemeklerIsabel AllendeCan Yayınları / Çağdaş Dünya EdebiyatıEtiket Fiyatı: 21,00 YTL
• Afrodit, Şili'li yazar Isabel Allende'nın çok değişik bir çalışması. Bu kitabı, edebi bir amaç gütmeden, yalnızca eğlenmek ve eğlendirmek için hazırladığını söyleyen yazar, Afrodit'in, okuruyla kendisi arasında özel, ironik ve mahrem bir sohbet olduğunu söylüyor ve kitabın erotik bir elkitabı, ya da bir yemek kitabı olmadığını, bir 'duyular kitabı' oludğunu vurguluyor.
• 'Erotizmi yiyeceklerden ayıramam bir türlü; bunu yapmak için bir neden de göremiyorum; tam tersine, gücüm ve neşem yettiği sürece her ikisinin de tadını çıkarmayı sürdürmeye niyetliyim. İşte, aşk ile ikisinin de tadını çıkarmayı sürdürmeye niyetliyim.
• İşte, aşk ile iştahın sınırlarının kimi zaman tümden silinecek kadar bulanıklaştığı duyusal belleğimin çeşitli yörelerinde haritasız bir yolculuk demek olan böyle bir kitap yazma düşüncesi de bundan doğdu,' diyor kitabın başında.
• Isabel Allende'nin son derece keyifli bir anlatımla sunduğu renkli anılarını, deneyimlerini, hepsi de göze ve kulağa son derece çekici gelen afrodizyak yemek tarifleriyle birleştirdiği bu sıradışı kitap, hem Isabel Allende hayranları, hem de yemek özel zevkleri bir araya getirmeyi sevenler için olağanüstü güzellikte, unutulmaz bir başucu kitabı olacak.
Kaynak:e-kolay.net


Devamını okuyun...>>

BİBERİYENİN FAYDALARI


Yöresel adları: Hasalban, kuşdili
Bitki özellikleri: Biberiye, bazen 2 metreye ulaşan yükseklikte, çalı görünümlü, gösterişli ve hoş kokulu bir bitkidir. Üstü parlak, altı tüylü ince uzun yaprakları her zaman yeşildir. Mart-mayıs aylarında, açık mavi-eflatun renkli çiçekleri açar. Öz yurdu Akdeniz bölgesidir. Ülkemizde Adana, Mersin, Tarsus, İskenderun yörelerinde, kuru ve güneşli sırtlarda yetişir. Ayrıca, bahçelerde ve saksılarda süs bitkisi olarak da yetiştirilir.
Bileşim: Uçucu yağ, tanen, acı maddeler, bitki asitleri ve kafur.
Toplama ve hazırlama: Yapraklar, çiçeklenmeden önce toplanıp, gölgede kurutulmalıdır. Bitkinin başlıca etkin maddesi olan uçucu yağın kaybına yol açmamak için, 35 derecenin üstündeki sıcaklıklardan kaçınılmalıdır. Biberiye, şifalı bitki satıcılarından satın alınabilir.
Kullanım alanları ve biçimleri: Sindirim sisteminde oluşan aksaklıklarda, kramplar eşliğindeki mide, bağırsak ve safrakesesi rahatsızlıklarında içten, kas ve eklem romatizmasında dıştan kullanımda etkilidir. Sinir sistemini dengeler ve kan dolaşımını güçlendirir. Özellikle alçak kan basıncına karşı kullanılmalıdır. Kronik güçsüzlüklerde, romatizma ve gut hastalıklarında rahatlıklar sağlar. Genel güçlendirici olarak, biberiye katkılı banyolar çok iyi sonuçlar verir. Ama uykusuzluk sorunu olan kişilerin bu banyoları sabah saatlerinde almaları doğru olur. Çünkü biberiye, uyarıcı olarak da çok etkilidir. İçten yapılan tedavilerde, bitki çayı kadar, bitki şarabı da başarılı sonuçlar verir. Mikrobik hastalıklardan ve gripten sonraki güçsüzlük hallerinde, içten çay tedavisi ile kişi kısa sürede güç kazanabilir. Kas ve eklem romatizmasına karşı, bitki tentürü ile yapılan friksiyonlar ve kompresler büyük rahatlıklar sağlar. Ayrıca, biberiye şarabının potenz arttırıcı etkiye sahip olduğu da varsayılır. Ama ille de kısa sürede sonuca ulaşmak için yüksek dozajlarda kullanılmamalıdır!
Biberiye çayı: 1-2 çay kaşığı dolusu ince kıyılmış bitki, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 10-12 dakika kadar demlendikten sonra süzülür. Tatlandırılmadan, günde 2-3 bardak içilebilir.
Biberiye banyosu: 50-60 gr ince kıyılmış bitki, 1-2 litre suda kaynama derecesine kadar ısıtıldıktan sonra 15-20 dakika demlenmeye bırakılır, süre sonunda süzülür ve banyo suyuna eklenir. Banyo süresi 15-20 dakikadır.
Biberiye şarabı: Alkol oranı yüksek, kırmızı veya beyaz 1 litre şaraba, 10 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış bitki eklenir. Şişe zaman zaman çalkalanarak, 5-6 gün bekletildikten sonra süzülür. Serinde tutulmalıdır. Yemeklerden sonra, 1-2 likör bardağı yeterlidir. Daha fazlası içilmemelidir. Önemli olan sürekliliktir.
Biberiye tentürü: Geniş ağızlı, 1 litrelik bir şişe yarıya kadar, ince kıyılmış bitkiyle doldurulur ve üstüne 70 derecelik etil alkol eklenir. Arada bir çalkalanarak, 10-14 gün boyunca bekletildikten sonra, tülbentten geçirilerek süzülür. Friksiyon ve kompreslerde kullanılır.
Yan etkiler: Önerilen dozajlar aşılmadıkça, bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Ama, uçucu yağların mide ve bağırsakları tahriş edebileceği düşünülmelidir. İşte özellikle bu nedenle dozajların aşılmaması gerekir. Kan basıncını hafifçe yükseltebilir. Hamilelerin bitki çayı içmemeleri doğru olur.


Devamını okuyun...>>

Pervin Bulgak dan Bitkisel Maskeler


Pervin BulgakBio-Kozmetoloji Uzmanı


Prensip olarak eve alınan ürünlerin tamamının kullanılaması gerektiğini düşünüyorum. Zaten arkadaşlarım çok iyi bilir ki özel merakım fitoterapi( bitki bilimi) dir. Bu seferki yazımda kolayca hazırlayabileceğiniz basit ama son derece etkili tariflerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Çilek
Canlandırıcı etkisi vardır, kuru ciltlere önerilir. Ancak gerici etkisi nedeniyle 10 dakikadan fazla ciltte tutulmamalıdır. 4 çileği ezerek 1 çorba kayığı nemlendirici kremle karıştırın. Bütün yüze ince bir tabaka halinde sürün ve 5 dakika bekletin. Ayda 2 kez uygulamak yeterlidir.
Elma
Özellikle karma ciltlere öneriliyor, zira yüzün yağlı olmayan bölgelerini kurutmaz. 1 kahve kaşığı elmanın içini iyice ezerek, 2 kahve kaşığı nemlendirici kremle karıştırın ve 20 dakika yüzünüzde bırakın. Haftada 2 kez uygulayın.
Limon
Yağlıya yakın normal ve problemli ciltler içindir. Portakal maskesi gibi hazırlanır. Ancak yüzünüzde 5 dakika bekletin ve problemler düzelinceye kadar haftada 2 kez uygulayın.
Salatalık
Sıkıştırıcı ve ferahlatıcıdır. Yağlıya yakın ciltler için idealdir. Salatalığın çekirdeksiz bölümünden 1 kahve kaşığı alıp ezdikten sonra, 2 kahve kaşığı nemlendiriciyle karıştırın. 10 dakika yüzünüzde bekletin. Bu maskeyi ayda sadece 2 kez uygulayın.
Yumurta Maskesi
İki avuç buğday, iki bardak suda ezilir. İki yumurta sarısı ve bir çorba kaşığı badem yağı konulur. Yüze sürülür ve kurumaya başlayınca yıkanır ve gülsuyu sürülür.
Etkisi: Kızıl lekelerin ve sivilcilerin giderilmesini sağlar. Sabah ve akşam olmak üzere günde iki defa uygulanır. Bu maske şampuan olarak kullanılabilir, saçların parlamasını sağlar.
Kayısı Maskesi
Üç tutam defne yaprağı, bir tutam tarçın kayısı suyunda pişirilir. Bir adet yumurta ve yarım fincan süt karıştırılarak krem haline getirilir.
Etkisi: Yüzdeki sivilceleri gidermek ve tene tazelik kazandırır. Saça uygulandığında dökülmeyi durdurur ve saçın geç ağarmasını sağlar.


Devamını okuyun...>>

KURU MEYVELERİN MUCİZEVİ FAYDALARI


Kuru meyvelerin mucize yararları
Sağlık açısından kuru meyveler de son derece önemlidir. Antioksidan kuru meyveler, sinir sistemini korur, enerji verir, kan yapımında mucizeler yaratır
Kuru meyveler, yaş meyvenin içerdikleri % 80-95 oranındaki suyun % 10 - 20 oranlarına düşürülmesi ile elde edilirler.
Bu 'kurutma' işlemi sonrası, C vitamini dışında bütün minerallerin korunduğu kuru meyveler, vücudu yüksek antioksidan potansiyelleri ile öncelikle serbest radikallere karşı korurlar. Türk damak tadına en uygun kuru meyveler kayısı, erik ve elmadır. İşte bu 3 kuru meyvenin faydaları:

Kuru kayısı: Besleyici ve potasyum açısından çok zengindir. Sindirim sorunlarına iyi gelir; stresi, kansızlığı önler. İçerdiği A vitamini akne gibi cilt bozukluklarını önler. Büyümeye yardımcıdır, görme fonksiyonları nı güçlendirir, şeker hastalığının gelişimini engeller, bağışıklık sistemini korur. Potasyum başta kalp kasları tüm kasların ve sinirlerin iyi çalışmasını sağlar. Kayısı lifli bir meyvedir. Lifli besinlerin kan şekerinin dengeli yükselmesini sağladıkları, zararlı maddelerin bağırsakta kalma süresini kısalttıkları için kanserden korunmada faydalı oldukları saptanmıştır.
Kuru erik: Bol miktarda B1, B2, B3, B6, A, C ve E vitamini içerir. Mürdümeriğinin bağırsakları çalıştırıcı etkisi bilinmektedir. İçerdiği zengin potasyum ve magnezyum mineralleri nedeniyle, tansiyon, karaciğer, kalp, böbrek ve romatizma hastaları ile tuzsuz rejim yapanlara önerilir. Güçlü antioksidanları ile kalp hastalıklarına yakalanma ve kriz riskini azaltıcı etkisi bulunmaktadır.
Kuru elma: Besin değeri dışında nefes darlığı ve kalp hastalıklarına karşı koruyucudur. Vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı olur. Lifli olduğu için bağırsakları temizler. Karaciğerinden şikâyet edenler, romatizmalılar ve hatta şeker hastaları bile faydalanabilirler. Elma yatıştırıcı, uyku vericidir ve baş ağrılarına iyi gelir. Kabuğuyla küçük parçalara böldüğünüz elmaları kaynatarak içine isterseniz limon, portakal, tarçın koyarak çay olarak tüketebilirsiz.
PESTİL
Dut pekmezi, süt, bal, ceviz, fındık ve undan oluşan, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral maddelerini önemli ölçüde içeren bir gıda maddesidir. Özellikle A ve B vitaminleri ve demir yönünden zengindir. Pestilin 100 gramında 293 kcal bulunur. Vücut doku ve hücrelerinin yenilenmesinde, su dengesinin korunmasında, hormon, enzim üretiminde, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde önemli etkiye sahiptir. Ayrıca iyi bir enerji kaynağıdır.
DUT
Kalsiyum, demir, B1, B2 ve C vitamini yönünden zengin olan dutun birçok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir. Beyaz dut ateş düşürücü ve idrar söktürücü (diüretik) etkiye sahiptir. Karaduttan elde edilen şurubun ise ağız ve boğaz hastalıklarında olumlu etkiye sahip olduğu bilinmektedir


Devamını okuyun...>>

DETOKS DİYETİ


Detoks yöntemiyle vücudunuzu bahara hazırlamaya ne dersiniz? Vücudumuza zarar veren atık maddeleri dışarı atma işlemi olarak tanımlanan detoks sayesinde baharı daha sağlıklı ve enerjik karşılayabilirsiniz
Vücudumuza zarar veren atık maddeleri dışarı atma işlemi olarak tanımlanan detoks sayesinde baharı daha sağlıklı ve enerjik karşılayabilirsiniz .Peki nasıl detoks yapabilirsiniz? Bu sorunun cevabı ve örnek detoks listesi bu yazımızda...
Türk Böbrek Vakfı Hizmet Hastanesi Diyet ve Beslenme Bölümü'nden Diyetisyen Aşkın Yüksel'in verdiği bilgilere göre, kış boyunca yanan kaloriferler, zehirli gazlar hava kirliliğine yol açtı, egzos gazları da buna eklenince vücudumuz bu zararlı gazların adeta bombardımanına uğradı. Bunların üzerine bir de sindirim sonucu oluşan toksik maddeler de eklenince vücudun nasıl yıprandığını anlamak mümkün.
Vücudumuz otomatik olarak bu toksik maddeleri gerek ciğerlerimizle gerekse böbreklerimiz yardımıyla dışarı atıyor. Her ne kadar vücudumuz bu işlemi sürekli olarak yapsa da bizim de bu işleme yardımcı olmamızda fayda var, işte bunun için detokstan yararlanmak mümkün. Her sene kaloriferler sönünce nasıl baca temizliği, soba borularının temizliği, birikmiş külleri atmak için önemliyse detoks da vücudumuz için önemlidir.
Nasıl Yapmalıyız?
Özellikle proteinler sindirildikten sonra vücudumuz için toksik etki yapan ve toksik maddeler diye adlandırdığımız bazı atık ürünler oluşturur. Bunlar üre, ürik asit ve kreatinin diye adlandırılan vücut için tehlikeli atık ürünlerdir.
Bu atık ürünler böbreklerden süzülüp idrarla dışarıya atılır. Her ne kadar atılırsa atılsın vücuda bir süre hayvansal protein alınmazsa vücut birikmiş olan bu maddeleri daha rahat atar. Detoksun birinci koşulu bol sıvı tüketmektir. Günde içeceğimiz 10-15 bardak su bu atımı daha da kolaylaştırır.
Diyetle alınan hayvansal kaynaklı proteinler (et, süt, yumurta, peynir vb..) tamamen diyetten çıkartılır. Sigara, kahve ve alkol tüketimi detoks boyunca sıfıra indirilir. Aşkın Yüksel ''Günlük beslenmemiz aynen vejetaryenlerde olduğu gibi tamamen taze sebze, meyve ve tahıllardan oluşur. Çay ve kahve yerine bitkisel çaylar önerilir. Ciğerlerimize bol oksijen çekmek için de özellikle oksijeni bol bölgelerde yürüyüşler çok faydalı olacaktır'' diyor.
En Uygun Zaman
Detoks için en uygun aylar bahar aylarıdır. Uygulama süresi 1 ile 3 gün arası olmalıdır. Yalnız kişi detokstan önce mutlaka doktoruna haber vermek zorundadır. Doktora danışmadan uygulamaya geçmek doğru değildir. Yılda en az iki kere 1 ile 3 gün yapılabilir. Detoks sonrasında vücutta bir rahatlama oluşur. Bağırsaklar normalden daha fazla çalışacağı için gaz ve şişkinlik şikayetleri yok olur, daha derin ve rahat uyunabilir. Ayrıca kişi kendini daha enerjik hisseder.
Örnek Detoks Listesi
Aç Karnına
1 bardak ılık su (limon ilave edebilirsiniz), 3-4 adet kuru kayısı veya kuru erik
Kahvaltı
1 bardak şekersiz meyve suyu veya bitkisel çaylar, istenildiği kadar taze meyve
Öğlen
1 kase mercimek veya sebze çorbası, 1 tabak zeytinyağlı taze fasulye, 3-4 yemek kaşığı pilav veya bulgur, 2-3 porsiyon meyve-az yağlı salata
Saat 16:00
1 haşlanmış mısır, 5-6 adet ceviz veya fındık
Akşam
1 kase çorba ( domates sebze mercimek ezo gelin) Ispanak yemeği (içine biraz pirinç veya bulgur ilavesi ile) 2 dilim kepek veya çavdar ekmeği, bol yeşil sebze 1-2 porsiyon
Gece
1-2 porsiyon taze meyve + bir avuç kuruyemiş. (badem, fıstık, fındık, ceviz kuru üzüm)


Devamını okuyun...>>

SOĞAN SUYUNUN FAYDALARI


Günümüzün yorucu şartları altında kendinizi iyi hissetmek için Mısırlı, Fransız, Çinli ve hatta Japonlar'ın geleneksel besin maddelerini kullanarak, zindeliğinize yeniden kavuşmanız mümkün. Örneğin Fransızlar gün boyu zindelik amaçlı her sabah bir parça soğan tüketirdi. Araplar ise daha genç ve sağlıklı görünebilmek için soğan suyunu balla karıştırarak gün boyunca içerlerdi. Yüzyıllardır Avrupa'dan Mısır'a, eski Roma'dan Çin'e ve hatta Japonya'ya kadar birçok ülkede tedavi amaçlı kullanılan sarmısak da; mide asidini düzenleyip, sindirime yardımcı oluyor ve kan akışını hızlandırıyor. İçerdiği maddeler sayesinde derinin kendini yenilemesini hızlandıran safran ise sağlıklı ve canlı bir görüntüye sahip olmanıza yardımcı oluyor. Demir ve çinko bakımından çok zengin bir besin maddesi olan midye; oksijeni hücrelere taşıyor ve metabolizmanın gelişmesini sağlıyor. Ayrıca midye, 18 mikrogram B12 vitamini içeriyor. Çikolata; enerji ve mutluluk veren en özel besin maddelerinden biri olmayı sürdürüyor. Çikolata, rahatlama duygusunun yanı sıra olaylara daha olumlu bakma hissi uyandırıyor.

Kaynak SABAH


Devamını okuyun...>>

PERVİN BULGAKTAN DOĞAL REÇETELER


Herbalist Suna Dumankaya'nın ilgiyle takip edilen doğal formüllerinden sonra Berna Laçin'in sunduğu KADIN OLMAK adlı programında yine doğal reçete tariflerini izlediğimiz Bio kozmotoloji uzmanı PERVİN BULGAK'tan bazı doğal reçeteler;
KARMA CİLTLER İÇİN MASKE
Yarım salatalığın suyu
1 yumurtanın akı
3 yemek kaşığı süt
1 tatlı kaşığı havuç yağı
uygulanışı:Malzemeler iyice karıştırılıp göz ve dudaklar hariç yüze uygulanıp 30 dk beklendikten sonra temizlenir.
Kırışıklıklar için salatalık kremi
Malzemeler
yarım salatalık
yarım çay bardağı buğday yağı
2 çay kaşığı mayonez
1 yumurta akı
uygulanışı:Malzemeler iyice karıştırılıp göz ve dudaklar hariç yüze uygulanıp 30 dk beklendikten
sonra masaj yapılarak çıkartılıyor.Uygulanacak cilt yağlıysa mayonez azaltılabildiği gibi kuruysa;içerisine tatlı bademyağı da eklenebiliyor.Ayrıca bu malzemeleri bir hafta boyunca buzdolabında muhafaza ettikten sonrada kullanılabiliyor


Devamını okuyun...>>

GÖKÇEK İKSİRİ


Gökçek iksiri: Bu iksir 26 yıllık bir tecrübenin ve arştırmanın ürünüdür ve bildiğiniz bütün eksotik ürünlerden daha etkili vede oldukcada ucuzdur. Sarımsak, limon suyu, BK, GK, MK, ZYE, ve kaliteli koyu renkli üzüm sirkesinden oluşan iksir mükemel bir curuf çözücü ve bağışıklı sistemini güçlendiricidir. Bu dört bitki BK, GK, MK ve ZYE antiviral (virüsleri öldürücü, yokedici), antibakteril (bakterileri öldürücü) ve antimikotik (mantarları öldürücü, yokedici) özeliklere sahip bir şifalı bitkilerdir. Bu şifalı bitkiler ile etkisini çok çok artırdım, fakat bu bitkiler hakkında bilgi veremeyiz, çünkü buluşumuzunun temelini bu bitkiler oluşturur.
Gökçek İksiri: Beyin kanaması, kalp krizi, kronar yetersizliği, kistler, lenf bezelerindeki şişme, yağ bezeleri, damar sertliği gibi bir çok rahatsızlığı önler, vücuttaki bakteri, virüs ve mantarları yokeder, cinsel güçü artırır ve sindirimi kolaylaştırır. Her türlü iltihaplı hastalıkları iyileştirir. Gökçek İksiri doğduğunuz günden yaşadığınız ana kadarki bütün hastalıkları kademeli olarak iyileştirir. Gökçek İksiri sadece sarımsak, sirke ve limon'dan oluşsa mideye zarar verir. Bana ait bir buluşla (BK, GK, MK ve ZYE) hem mideye zarar veren bu yantesirini önledim, hemde mideyi koruyucu güçlendirici, gastrit ve hatta ülseri iyilestirici hale getirdim vede sarımsağın kokusunu yok ettim
Bağırsaklar, dişdipleri, dokular ve bağdokusndaki curuflara mikroplar yerleşir ve ocak (herd) oluşur. Gökçek İksiri bu curufları eritir ve burada yuvalanmış mikroplar açıkta kalır ve bağışıklık sistemi böylece daha önceden ulaşamadığı mikroplara ulaşır ve yokeder. Gökçek İksiri vücudumuzdaki kolesterol, lipid, ve trigliserid gibi zararlı yağları eritir, yüksek tansiyonu önler ve kandaki şekeri düşürür. Beyin kanaması, kalp krizi, kronar yetersizliği, kistler, lenf bezelerindeki şişme, yağ bezeleri, damar sertliği gibi bir çok rahatsızlığı önler, cinsel güçü artırır ve sindirimi kolaylaştırır. Her türlü iltihaplı hastalıkları iyileştirir.
Gökçek İksiri bağırsak içeriğine etkiederek, burada pH değerlerinin hafif asitli ortama (faz) değismesini sağlar. Böylece bağırsaklarda oksijenli (areob) bölgeler çoğalır. Bağırsaklardaki faydalı bakteriler oksijenli ortamda yaşarken , patojen (hastalık yapıcı ) bakteriler, viruslar, mantarlar ve parazitler daha çok oksijensiz (anareob) ortamda yaşarlar. Sağlıklı bağırsakta faydali bakteriler düşünürsek vede bir nokta kadar bir alanda milyarlarca bakterinin yaşadığına göre, bağırsakların önemi anlaşılır. Sağlıksiz beslenme (aşırı hayvansal besin tüketme), aşırı siyahçay, kahve, alkol, ve sigara içme vede kimyasalilaç kulananlarda bağirsakflorasi bozulur (faydali bakteriler azalır ve mikroplar çoğalır).
Antibiyotik ilaçlarla iltihaplari önlemeye çalışırken, çoğu zaman içimize mini atombombaları atığımızın farkına varmayız. Kimyasal ilaçlar, özeliklede antibiyotikler vücudumuzda, özeliklede bağırsaklarda faydalı, zararlı demeden herşeyi tahrip ederler. Kimyasal ilaçlardan her yıl Almanyada 25 bin kişi ölüyor ve milyonlarcasıda hastalanıyor. Kimyasal ilaçlar ne kadar kısa süreli kulanılırsa zararıda o oranda az ve doğal ilaçlar ne kadar uzun süre kulanılırsa fazdasıda o oranda büyük olur. Özeliklede antibiyotiklerin yaptığı tahribatlar oldukca büyüktür ve adeta herbiri bir mini atombombası gibidir. Herhangi bır ilaçı kulanmadan önce mutlaka yantesirlerin dikkat edilmelidir


Devamını okuyun...>>

MAYDANOZUN FAYDALARI


MAYDANOZ (Detroselinum sativum)
Maydanoz bir provitamin A (Beta karoten ) kaynağıdır. Bu özelliği ile görme gücüne, kılcal damar sistemine, adrenal bezine ve troid bezine iyi gelir. Ayrıca potasyum, kükürt, kalsiyum, magnezyum ve klorin yönünden de zengindir. Maydanoz suyundaki yüksek klorofil miktarı kanı arttırarak oksijeni metabolize eder ve böbreklerin, karaciğerin, idrar yollarının temizlenmesine yardım eder. Sindirim enzimlerini uyararak sindirim rahatsızlıklarını dindirir. İnce bağırsaktaki peristaltik hareketleri arttırır. Bir tutam maydanoz günlük C Vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar.
*Kanı temizler, kansızlığa, mesane iltihaplanmasına ,kum, böbrek taşı ile tansiyona,şişmanlığa,böbrek ve karaciğer rahatsızlıklarına,damar sertliğine etkilidir. Maydanoz suyuna bal ve limon ilave edilerek günde 1-2 bardak içilir. Böbrek rahatsızlıklarında; 4 bardak suya 1 demet maydanoz yıkanır konur, 5 dakika kaynatılır, süzülür, günde 3 kere 1'er çay bardağı içilir.
*Tohumları idrar ve safra söktürücü, adet kanamalarını kolaylaştırıcı nitelikleri vardır. Maydanoz,aybaşı sancılarını keser, adetleri düzenler, ağrıları giderir, akıntıları keser.Barsak solucanlarının düşürülmesine yardım eder. Gazın dışarı atılmasını sağlar.
*Grip ve nezleyi geçirir, balgam söktürür, terletir, ateş düşürür.Kan şekerini normal seviyede tutar, kansere karşı koruyucudur, vücuttaki zehirli maddeleri dışarı atar, romatizma hastalığına ve sarılığa iyi gelir.
*Yatmadan önce ağızda çiğnenen bir demet maydanoz rahat uyumayı sağlar. Bulantılarda ve nefes darlığında bir tutam maydanozu iyice çiğneyerek yutmak kişiyi rahatlatır.
*Anne sütünü azaltır. Emzikli kadınların süt kanalı tıkanmalarında maydanoz lapası uygulanır. Yara, kesik ve morartıları iyileştirir. Kulak ve diş ağrısına iyi gelir.
*Afrodizyaktır
*Sivilceli,lekeli,pürüzlü ve kırışık ciltlerde parlaklılık ve pürüzsüzlük verir.
2 bardak kaynatılmış suda, 1 demet yıkanmış maydanoz sapları ile beraber üstü kapalı olarak kısık ateşte 5 dk. Kaynatılır.20 dk. Demlenmeye bırakılır süzülür.Böylece etkili cilt losyonu ve lapası elde edilir.Temiz cilde lapası sürülüp 20 dk bekletilir,sonra süzülen maydanoz suyu ile cildi yıkanır.Her gün günde birkaç kez uygulanır.
*Saçları besler,parlatır, dökülmeyi yavaşlatır. Saçlar maydanoz suyu ile yıkanır.
*Arı ve haşarat sokmalarında sokulan yere sürülürse ağrıyı giderir
KULLANILIŞI
Birkaç taze yaprak, bir litre suda kaynatılarak günde iki fincan içilir. Kuru yapraklardan elde edilen toz, günde iki tutam içilebilir. Kompres ve gözler için losyon ve şampuanı yapılır.
Astım, menopoz, ağrılı adet görme ve öksürük için yukarıdaki kaynamaya birkaç kök ve yarım avuç tohum atılarak el ayak banyoları yapılır.
Lapası kıyılmış yapraklardan yapılır.
*Şeker hastalığında: 3 demet maydanoz ezilir, 6 bardak suya konulur, üstü kapatılır, 30 dakika demlemeye bırakılır, sonra süzülür, üzerine 1,5 su bardağı taze sıkılmış limon suyu ilave edilir. Her gün sabahları aç karnına 1 bardak içilir. .
*UYARI:Maydanoz suyu 60 gr'dan fazla ve tek başına içilmemeli. Havuç-elma suyuyla içilebilir. Böbrek iltihabı olanlar yememelidir.
.


Devamını okuyun...>>

Doğal otlarla zayıflamayı hızlandırma yöntemleri


Doğal otların ve bitkisel çayların metabolizma hızımıza, bağırsak çalışma düzenine ve vücutta su toplanmalarına karşı etkisini hafife almamamız gerekiyor. Kilo verirken bitkisel çayları ya da doğal otları rastgele değil, bilinçli bir şekilde kullanmamız çok önemlidir. Önerilerim:
1.
Metabolizmamızın hızlanması,sindirimimizin kolaylaşması,vücutta şişliklerin (su toplamasının) oluşmaması için;
Şahtere otu 1 çorba kaşığı
Ihlamur çiçeği1 çorba kaşığı
Meyan kökü 1 çorba kaşığı
Isırgan otu 1 çorba kaşığı
+ Kabuk tarçın (1 adet)
Limon (istenildiği kadar )
1 lt suya bu miktarlardaki otları karıştırarak kaynatın gün içine yayarak sıcak için.
2. Dolaşım bozukluğunuz varsa ya da tansiyon hastası olup idrara az veya hiç çıkamama probleminiz varsa:
Anason meyvesi 1 çorba kaşığı
Ardıç kozalağı 4 çorba kaşığı
Hercai menekşe 2 çorba kaşığı
Meyan kökü 1 çorba kaşığı
Bir litre suya bu ölçülerde otları karıştırarak kaynatın. Bu karışımdan günde 2-3 fincan sıcak için.
3. Eğer diyete bağlı sürekli bir kabızlık yaşıyorsanız:
Anason meyvesi 2 çorba kaşığı
Mürver çiçeği 2 çorba kaşığı
Rezene meyvesi 1 çorba kaşığı
Sinamike yaprağı 1 çorba kaşığı
0,5 lt suya karıştırıp kaynatın sıcak için
4. Müzmin kabızlara önereceğim çay karışımı:
Egir kökü 1 çorba kaşığı
Kekik 1 tatlı kaşığı
Nane yaprağı 1 çorba kaşığı
Papatya çiçeği 2 çorba kaşığı
Sinamike yaprağı 1 çorba kaşığı
0,5 lt suda bu karışımı kaynatın günde 1 bardak için
5. Kan şekerini dengeleyebilecek ve insülin direncini engelleyecek bir diyet uygulamanız şart. Kan şekerini dengeleyen diyetin yanında insülin direncini engelleyip metabolizmanızı hızlandıran otlardan da yardım almalısınız.
Mübarek dikeni 1 çorba kaşığı
Böğürtlen yaprağı 1 çorba kaşığı
Çoban üzümü yaprağı 3 çorba kaşığı
Keten tohumu 1 tatlı kaşığı
Kekik 1 tatlı kaşığı
Bu karışımı 1 lt suya ekleyip kaynatın günde 3 fincan sıcak için
6.Spor yaparken terlemenizi sağlamak ya da terlemenizi artırmak için:
Anason meyvası 1 çorba kaşığı
Hatmi kökü 2 çorba kaşığı
Meyan kökü 4 çorban kaşığı
Öksürük otu yaprağı 4 çorba kaışığı
Spor yaparken terlemek vücut ısısını artırarak dolaşımı hızlandırır. Dolayısı ile metabolizma hızını da artırır. 1 lt suya bu karışımı koyarak kaynatın spordan 1 saat önce 1 bardak (su bardağı ) için
ya da
Ihlamur çiçeği 1 çorba kaşığı
Müçver çiçeği 1 çorba kaşığı
Papatya çiçeği 1 çorba kaşığı
0,5 lt suya bu karışımı koyarak kaynatın tamamını gün içine yayarak sıcak için
7. Diyet yaparken aşırı stres ve gerginlik içerisine giriyorsanız :
Fesleğen 1 çorba kaşığı
Kedi otu kökü 1 çorba kaşığı
Limon kabuğu 1 çorba kaşığı
Oğul otu yapragı 1 çorba kaşığı
Lavanta çiçeği 1 çorba kaşığı
Şerbetçi otu 1 çorba kaşığı
1 lt suya bu karışımı ilave edip kaynatın günde 2 fincan sıcak içiniz
Beslenme ve Diyet Uzmanı Banu Kazanç


Devamını okuyun...>>

ANNE SÜTÜNÜN FAYDALARI


Doğumdan sonra ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenen bebeklerin daha sağlıklı olduğu ve zatürre ile ishal gibi hastalıklara yakalanma risklerinin azaldığı bildirildi.
Bebeklerin en sağlıklı şekilde büyümeleri için ideal besin olarak kabul edilen anne sütü, gereksiz kilo almadan bebeklerin büyümelerine yardımcı oluyor. Vaktinden önce ek gıdalara başlamak ya da yapay beslenme (mama) bebeklerin aşırı kilo almasına neden olabiliyor. Bu dönemde dahi aşırı kilo kalp damarlarında ileride kalp hastalıklarına yol açabilecek bazı değişikliklerin olmasına neden olabilir. "Yağlı çizgiler" adı verilen bu damarsal hastalıklar ileride damar sertliğinin öncüsü kabul ediliyor.
Anne sütü A ve C vitamini açısından zengin olarak kabul ediliyor. İnsan dışındaki canlılar C vitaminini kendileri üretebildiklerinden dışarıdan almaya ihtiyaç duymuyorlar. Bu nedenle hiçbir süt, anne sütü kadar yüksek miktarda C vitamini içermiyor. Anne sütü almayan bebeklerde A ve C vitamin eksiklikleri görülüyor. A vitamini görme, C vitamini de büyüme üzerinde çok etkili olduğundan bunların eksik olduğu bebeklerde büyüme ve gelişme gerilikleri görülüyor.Anne sütü, bebeği bir kalkan gibi hastalıklardan koruyor. Özellikle solunum yolu hastalıkları ve ishalleri engelliyor. Anne sütünde bulunan canlı savunma hücreleri ve annenin antikor adı verilen savunma elemanları sayesinde bebek hastalıklara karşı korunur. Bunlar bebeğin ilk aşısıdır.
Anne sütünde yüksek miktarda bulunan laktoz adı verilen şeker bağırsak içinin asidik bir yapıda kalmasını sağlayarak zararlı bakterilerin üremesini engeller. Bu da bebeğin ishal olmasını engeller. Anne sütü içinde özellikle yaz aylarında görülen virüs kaynaklı sulu ishalleri engelleyen etmenler de bulunuyor.
Sadece anne sütü alan bebeklerin zatürre olma sıklıkları düşük ve bu hastalığa yakalanan bebeklerin yüzde 1'i ölürken, mama ile beslenen bebeklerin zatürreden ölüm riskleri yüzde 4 yani 4 kat daha fazla olarak biliniyor.Anne sütünün sindirimi kolaydır ve hazımsızlık yapmaz. Bebek sindirim sistemi ve karaciğeri henüz erişkinlerin seviyesinde gelişmiş olmadığından anne sütü dışındaki gıdaları sindirmekte zorluk çekerler. Bağırsaklardan emilen gıda öğeleri henüz tam gelişmemiş olan bebek karaciğeri tarafından yeteri derecede süzülemeden ve düzenlenmeden kana verilirler. Bu da ileride çok ciddi besin allerj ilerine, sindirim bozukluklarına yol açabilir.
Anne sütü, bebeklerin daha zeki olmasını sağlar. Yapılan araştırmalarda anne sütü alan bebeklerin diğer bebeklerden ortalama 8 puan daha yüksek IQ derecesine sahip oldukları anlaşıldı. Anne sütü omega-3, omega-6, DHA ve EPA adı verilen ve zihin gelişimi için çok değerli olan besin öğelerini yüksek miktarda içerir.
Anne sütü, emziren annenin sağlığını korur. Anne ölümleri içinde hala yüksek sıralarda bulunan doğum sonu kanamalar emziren annelerde daha kısa süre ve daha az şiddetli görülür.
Açıklamada, doğumdan sonra yarım saat içinde emzirmeye başlanarak, ilk 6 ay sadece anne sütü verilmesi gerektiği ve diğer ek besinlerle anne sütüne bebek 2 yaşını dolduruncaya kadar devam edilmesi istendi


Devamını okuyun...>>

DOĞRULAR VE YANLIŞLAR


Yiyeceklerin etkileri ile ilgili olarak bilinen doğru ve yanlışları biliyor musunuz? Mutlaka okuyun.
Yiyeceklerin etkileri ile ilgili olarak bilinen doğru ve yanlışları haberleştiren İngiliz The Times gazetesi, acı biberin gerçekten bağımlılık yaptığını, yaşlandıkça kilo alındığı inanışının ise gerçeği yansıtmadığını yazdı.
Şeker boğaz ağrısına iyi gelir: Doğru
Şeker, bal ve pekmez, boğazdaki tahriş olmuş mukus zarının üzerini kaplar ve ağrıyı hafifletir. Hardal, yabanturpu ve güçlü soğanlar da mukusu sökerek boğaz ağrısını rahatlatır.
Bakırlı yiyecekler saçların ağarmasını önler: Yanlış
Bakır eksikliği saçların ağarmasını hızlandırsa da, bu minerali içeren yengeç, istiridye, ayçekirdeği, fıstık ve badem gibi yiyeceklerin yenmesiyle saç ağarması önlenemez. Saçlardaki pigment eksikliği renk kaybına yol açar.
Acı biber bağımlılık yapar: Doğru
Acı biber yendiğinde hissedilen acı, vücudun "doğal ağrı kesici" olarak bilinen endorfin hormonunu salgılamasına yol açar. Endorfin, aynı zamanda haz hissi de verdiği için insanlar bir süre sonra bu hazzı yeniden hissetmek için daha acı biberler yemeye başlar.
Pişirmek mineralleri yok eder: YanlışDemir, çinko, iyot, selenyum gibi çoğu mineral, besinlerin pişirilmesiyle kaybolmaz. Yalnızca potasyum pişirme sıvısına karışır ve bu sıvı kullanılmazsa mineral yok olur.
Çekirge, ıstakozdan daha besleyici: Doğru
İki çekirgede 28 gram protein (erkeklerin günlük ihtiyacının yarısı, kadınlarınkinin yüzde 75'i) ve 6 mg demir (günlük ihtiyacın yarısı) bulunur. Bütün bir ıstakoz ise 22 gram protein, 0.8 mg demir içerir.
Pizza abur cubur grubuna girer: Yanlış
Yarım margarita pizza ve balzamik sirkeli bir salata yiyerek yalnızca 360 kalori ve 12 gram yağ tüketmiş olursunuz. Ayrıca, bir porsiyon sebze yemiş olursunuz.
Kadınlar yağlı ve tatlı yiyecekleri sever: Doğru
Birçok araştırma, kadınların bisküvi, kek gibi yağlı ve şekerli yiyecekleri, erkeklerinse cips gibi yağlı ve tuzlu yiyecekleri tercih ettiğini gösteriyor.
Yaşlandıkça kilo almak kaçınılmazdır: Yanlış
Yaşlandıkça kas kütlemiz azalsa ve kalori yakma hızımız düşse de, düzenli egzersiz yaparak bu durumun önüne geçebiliriz. Üstelik spor salonuna gitmeden evde basit hareketlerle kilo almayı önleyebilirsiniz.
Elma uçuğu iyileştirir: Doğru
Bir elmada 150 "süper besleyici" maddenin yanı sıra vitaminler, mineraller ile tansiyon ve kolesterolü düşüren pektin maddesi bulunur. Elmanın içindeki kuersetin maddesi, uçuğa yol açan virüsleri öldürür. Kuersetin maddesi kabuğun hemen altında bulunduğu için elmayı kabuğuyla yemek en iyisidir


Devamını okuyun...>>

BİTKİSEL SABUNLARIN FAYDALARI


Zeytinyağı ile yapılan aromalı sabunların geçmiş tarihlerde yaraların iyileştirilmesi için kullanıldığını biliyor musunuz?
Tamamen zeytinyağı ile yapılan çeşitli aromalı sabunlar çok geçmiş tarihlerde cilt yaralarını iyi ettiği, vücudu canlı ve parlak tuttuğu, cildi nemlendirdiği için çok yoğun bir şekilde kullanılmıştır. Bu nedenle tarihte soylu ve asil kişilerin, hükümdarların, din adamlarının vücutlarına bol bol zeytinyağı ile masaj yaptırdıkları bilinmektedir
Zeytinyağından yapılan aromalı sabunlarımızın en belirgin özellikleri;
Lavanta-Nane:
Antiseptik özelliği vardır ve sakinleştirici etkiye sahiptir. Cildi rahatlatır ve nemlendirir.
Biberiye: Vücuttaki kan dolaşımının hızlanmasına yardımcı olur. Derinden temizlik sağlar. Mikrop kırıcı özelliği olduğu bilinmektedir. Yağlı ciltler için öneriliyor.
Bal-Badem: Protein, vitamin ve mineraller içermektedir. Nemlendirici ve besleyici özelliği vardır. Kuru ve karma ciltler için önerilir.
Süt: Protein içerir. Cildi besler ve yoğun nemlendirir. Kuru, karma cilt tipleri için uygundur.
Havuç: A, B, C, D ve e vitamini içerir. Yüz temizliği için ideal bir üründür. Akneleri temizler.
Kayısı: Akneleri temizler ve cildi besler. Papatya: Cildi yumuşatır ve rahatlatır vücudu sakinleştirir. Cilt bakımı için ideal bir üründür. Hassas ciltler için önerilir.
Menekşe: Mikrop kırıcı özelliği vardır. Protein, mineral ve aminoasitler içerir. Yağlı
ciltler için önerilir.
Kil: Ölü derileri temizler. Genel vücut bakımı ve temizliği için önerilir.
Yosun: Genel vücut bakımı ve temizliği için önerilir. Selülitli bölgelere masaj uygulaması ile tavsiye edilir.


Devamını okuyun...>>

PROF.ERKAN TOPUZDAN KANSER HAKKINDA BİLGİLER


Prof.Dr.Erkan Topuz un tvde onerdiği kanser dusmanı bitkiler:
MAITAKE :
(MANTARLARIN KRALI)
Mantarın şapkası ve sapından elde edilir.Mantarların kralı veya dans eden mantar olarak adlandırılır.Asya ,Avrupa ve Kuzey Amerika’da ılıman bölge ormanlarında yetişir.Günümüze kadar yapılan araştırmalarda,maitake mantarının özellikle T hücrelerini,makrofajları harekete geçirerek vücudun doğal bağışıklığını öne çıkarabilmektedir.Maitekenin fraksiyonları akciğer,kolon,karaciğer ,prostat,beyin tümörlerinde büyümeyi yavaşlatan bir potansiyel olarak görülüyor.Diabet,kolesterol,hipertansiyaon,immun sistem uyarıcısı olarak ve kilo kaybına karşı kullanımı önerilmektedir.
Kanserden korunmada,kanser tedavisinde destek olarak ve kanser kemoterapisinin yan etkilerini azaltmada kullanılabilir.
Kullanım Önerisi : Günde 2 defa 1’er kapsül, yemeklerden sonra.
SHIITAKE :
LENTİNAN İÇERİĞİ SAYESİNDE KANSER DÜŞMANI'
Asyada ormanlarda büyüyen veya kültürde yetişebilen, yemekleri yapılabilen bir mantar türüdür.Mantar içinde bulunan lentinon sayesinde bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek kanser ve AİDS'in yayılımını interferon oluşturarak engellediğinden, kullanımı tavsiye edilir. Shiitakenin içerdiği lentininin kanser tedavisinde yan etkileri azalttığı ileri sürülür.Yüksek kolesterolde, bağışıklık sistem uyarıcısı olarak ve enfeksiyonlarda destek tedavidir. Kanserden korunmada, kanser tedavisinde ve kanser kemoterapisinin yan etkilerini azaltmada beslenme desteği olarak etkili olabilecek bir üründür.Yayımlanan makalelerde özellikle mide kanserinde,kolon kanserinde ve prostat kanserinde lentininin, sağkalım ve bağışıklığa önemli katkıları olduğu gösterilmiştir.
Kullanım Önerisi: Günde 2 defa 1'er kapsül, yemeklerden sonra.
REISHI :
(ÖLÜMSÜZLÜK MANTARI)
Japonya'da Japon Sağlık Bakanlığı'nın kanserin tek bitkisel ilacı olarak kabul ettiği "Tanrının Bitkisi"
Çinde gençlik pınarının, uzun yaşamın kaynağı olarak kabul edilen "Ölümsüzlük Mantarı”
Anti-aging, antioksidan, anti-allerjik, anti-hipertansif, anti-diyabetik özellikleri vardır. Bağışıklılık sistemi güçlendiricisidir.
Karaciğer koruyucusu ve sinir toniği olarak kullanımları vardır.
Linghzi kelimesi Çince'de manevi gücün bitkisi anlamına gelmekle birlikte ölümsüzlük mantarı olarak ün yapmıştır.Latince adı Ganoderma lucidum olan mantar Japonya'da Reishi olarak bilinir.İnsan sağlığına olan sayısız faydalarından ve bugüne kadar herhangi bir yan etkisi görülmediğinden, Doğu'da şifalı bitkiler arasında ün yapmıştır. Linghzi'yi bu kadar ünlü yapan uzun yaşamın sırrını vaat etmesi ve anti-kanser özelliğidir.
Astımlı bireylerde öksürük ve diğer solunum şikayetlerinde, bronşitin önlenmesinde,kardiyovasküler tedavide, yüksek trigliserit ve kan basıncı tedavisinde, karaciğer hastalıklarının tedavisinde, alerjilerde, HIV tedavisinde, radyoterapi ve kemoterapinin yan etkisinin azaltılması ya da elimine edilmesinde faydalıdır.

Kullanım Önerisi : Günde 2 defa 1’er kapsül, yemeklerden sonra.
Dandelion:KARACİĞER SAĞLIĞINA BESİN DESTEĞİ'
Zengin bir vitamin ve mineral kaynağıdır. Demir eksikliği anemisinde ve özellikle alkole bağlı karaciğer harabiyetinde, karaciğer sağlığının korunmasında beslenme desteği olarak kullanılır. Güçlü bir A vitamini kaynağıdır. Akne gibi cilt problemleri, karaciğer sorunları ve bazı tümörlerin tedavisinde yardımcı besin desteği olarak kullanılabilir. İdrar söktürücü etkisi bulunur.
Sindirim sistemini destekler.
Kullanım önerisi: Günde 3 defa 1'er kapsül, yemeklerden sonra.
ASTRAGALUS:BİTKİSEL ENERJİ KAYNAĞINIZ'
Astragalus, bağışıklık sistemini güçlendirici ve stresle mücadele özellikleri nedeniyle Çin'de yüzyıllardır rağbet gören bir bitkidir. Astragalus'un bir adaptojen olarak tanımlanması bilim adamları arasında kabul görmüştür. Bu da, bu ürünün vücudun strese ve enfeksiyonlara tepki düzeylerinde artışlar sağlayabildiği anlamına gelmektedir. Astragalus bitkisi, kökünden standardize edilmiş bir öz elde edilmesi yoluyla değerlendirilmektedir.
Bağışlık sistemini güçlendirir.
Vücudu kansere karşı korumaya yardımcı olur, özellikle akciğer kanserlerinin tedavisi esnasında kemoterapinin etkisini pozitif yönde arttırır.
Enerji düzeylerini arttırmaya yardımcı olur.
Kullanım Önerisi: Günde 3 defa 1'er kapsül, yemeklerden sonra
BOSWELLİA SERRATA:
‘BİTKİSEL ENERJİ KAYNAĞINIZ'
Hindistan'daki geleneksel Ayurveda hekimliğinde, Çin’de ve Kuzey Afrika'da binlerce yıldır bilinen ve kullanılan bir eczadır.
Eklemler ve solunum yollarındaki iltihaplara, bağırsak iltihabı bozukluklarına sivilce ve yaralara, mantar enfeksiyonlarına, çıbanlara karşı kullanılır.
Romatizma, osteoporoz, sindirim, astım, kadınların periyodik dönemlerindeki rahatsızlıklarla ilgili ağrı ve şikayetlere karşı etkilidir.
Kanser Üzerine Etkisi: Kanserden korunmada, beyin tümörleri, meme kanserleri, akciğer kanserleri, gastrointestinal kanserler, mide kanserlerinin tedavisinde ve kemoterapinin yan etkilerinden korunmada kullanımı tavsiye edilir.
Kullanım önerisi: Günde 2 kapsül, yemeklerden sonra.
SHARK LİVER OİL:Köpek Balığı Karaciğer Yağı
Etken maddesi skualamin olup dikenli köpekbalığının karaciğer dokusundan üretilmektedir.
Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir, enerji verir. Kan yapıcı özelliği vardır, kan dolaşımını düzenler. Soğuk algınlığı, grip, alerji, astım, ekzema ve sedef hastalığına karşı korunma sağlar. Yavaş iyileşen yaraların iyileşme sürecini hızlandırabilir. Cilde ve kırışıklıklara faydalıdır. Tümörlerin gelişim sürecini baskı altına almaya yardım edebilir.
Kalp damarlarının kan pıhtısı ile tıkanmasına karşı koruyucu veya önleyici etkisi vardır.
Köpek balığı karaciğer yağı; aynı zamanda çok kolaylıkla oksijeni absorbe eden ( emen-yutan ) ve hücrelerin ihtiyaç duyduğu oksijenin dağıtılmasına yardımcı olan bir maddedir. Bu durum :
1. Kalp, şeker, mafsal ( eklem ) iltihabı ve hepatit ( karaciğer iltihabı ) hastaları için yararlıdır.
2.Çok yağlı besinlerle beslenen kişilerdeki kan kolesterol seviyesinin normal değere inmesine yardım edebilir.
3.Gastritten müzdarip olanlara özellikle önerilebilir.
Kanser Üzerine Etkisi : Kanserden korunmada, kanser tedavisinde ve kemoterapinin yan etkilerinden korunmasında yardımcı kullanılan doğal kaynaklardandır.
Kullanım önerisi: Günde 2-3 defa 1'er kapsül, yemeklerden sonra.
NETTLE:(ISIRGAN OTU HAPI)
BİTKİSEL MUCİZE
Isırgan otu, demir ve magnezyum açısından zengindir. Geleneksel olarak sıklıkla kullanılan bir bitkidir.
Anne sütü eksikliğinde kullanılabilir. Kansızlığa karşı destek olabilir. Romatizma, gut, damar sertliği gibi rahatsızlıklarda tedaviye destek olarak kullanılabilir. Diüretik olarak fayda sağlayabilir. Adet düzensizlikleri ve şiddetli kanamalara karşı kullanılabilir. Bahar nezlesine ve alerjilere karşı etkili olabilir. Vücuttan toksinlerin arındırılmasına destek olabilir. (Kanda ve deride biriken zehirli maddelerin temizlenmesine, oluşmuş ödemin azaltılmasına yardımcı etkisi olabilir). Saç, deri ve tırnak güzelliğine yardımcı olabilir.
Özellikle prostat şikayetlerinin azalmasına, prostat kanserinde, prostat hipertrofisinde beslenme desteği olarak etkili olabilecek bir üründür.
Kullanım Önerisi: Günde 3 defa 1'er kapsül, yemeklerden sonra.
kaynak: Natural life


Devamını okuyun...>>

Google

 

Adet Düzensizliğine bitkisel karışım

Bitkisel karışımlı tedavi

www.bitkileringucu.blogspot.com


 

Selüliti önleyen biberiye tarifi

Selüliti önleyen biberiye tarifiyle güzelleşin

www.bitkileringucu.blogspot.com


 

Büyük göğüslere bitkisel çözümler

Diri gögüslere sahip olmak rüya değil

www.bitkileringucu.blogspot.com



Sa?l?k Bilgileri
YASAL UYARI
Buradaki bilgiler tavsiye olup tedavi amaçlı değildir. Uygulamaların sorumluluğu site sahibine ait değildir. Sağlık sorunlarınız için mutlaka bir hekime danışınız